Durum 1-1 :)

Bugün, gün sonunu bekleyemeyeceğim rapor için :) Demir şu an uyuyor dolu midenin rehaveti ile... Ben de "bırak bu gün de ev dağınık kalsın" deyip oturdum zaferimi kutluyorum :) Umarım erken bir sevinç değildir de Fener'in durumuna düşmem :P Günümüzü şöyle özetleyeyim. Sabah yine hiç ama hiç bir şey yemedik. Yine ısrar etmedim, herhangi bir animasyona girmedim :) Öylece kalktı sofradan. En azından bu dönemde sevdiklerinin sunulması gerektiğini okumuştum. Bu sıpa sanırım tatlımsı tadından ötürü havucu çok seviyor. Ben de öğlen bol havuç, kıyma, pirinç, soğan, zeytinyağ ile yaptığım iddiasız bir yemeği, iddiasız bir şekilde sundum. Bir kaşık ona bir kaşık bana... Şu resimde gördüğünüz inat suratın inadı 4. gün kırıldı. Ben kaşığımı bir tek yemek azaldığında tabaktan kaşıklayamadığı noktada kaşığına yemek yüklemek için kullandım :) Sonrasında enerji dolan ve Barış Manço şarkılerı eşliğinde oynayan, Arkadaşım Eşek de coşan ve en son olarak da rehavete dayanamayıp bayılıp uyuyan Demir...

Durum 1-1 sadece. Anladığım çok da sevinmemek istikrarla devam etmek gerek. Hülya Hanım'ın (doktorumuz) hoşuma giden söylemlerinden biri "Ne yaparsan yap, tutarlı ol! Bir gün öyle bir gün böyle olma. Çocuklar her şeyi öğrenmeye çalışıyor. Tutarsız olunca da kafası karışıyor. Doğruyu da yanlışı da senden öğreniyor. Her şeyi siz yapıyorsunuz/öğretiyorsunuz. Sonra da çocuktan şikayet ediyorsunuz"

Destek olan büyük tecrübeler; Ayfer Abla ve anne, genç tecrübeler; Zeynep, Duygu, Pınar, tecrübesiz de olsalar kendilerini yanımda hissettiren dayı ve halaya :) Çok teşekkürler....




















Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :)
Paylaş

5 Response to "Durum 1-1 :)"

  1. Zeynep 18 Mayıs 2010 15:05
    Annenin fendi kuzuyu er yada geç yenecekti :) Anneden biliyorum hani o açıdan :)mavi gozlerini, beyaz dişlerini yirim senin!
  2. umut 18 Mayıs 2010 15:33
    İki gündür yatakta dönüp dönüp direkten dönen rakı şişelerini, kadehlerini görerek, 2-2 oldu sanıp sevinerek ayılmaya çalışırken kafayı toparlayıp yazamadım. 1-1 olmuş bu arada. Ama sezon uzun. Anal dönemin ilk maçıydı galiba bu. Hatalarından ders çıkarıp, daha iyi çalışıp, önündeki maçlara bakmalısın. (Olaya böyle bakmak hiç hoş değil tabii. Bir rekabetmiş, karşılıklı inatlaşmakmış falan. Kendi anal takıntılarımızı Demir'e yansıtıp, yetişkin bilinci yüklemeyelim arkadaşa durup dururken.)

    Bence tuvaletle birleştirip izle bu dönemi. Oraldan anala geçiyoruz işte ufak ufak. Oral hazzını ketliyoruz çocuğun (ya da normal bir gelişim içinde oral haz düşüyor, iştah kapanıyor); sen ona meme vermezsen o da hediye yapmıyor sana.

    Bu geçişin kendi kendine olanı, çocuğun memeyi kendi kendine azaltması yok mu bu arada? İlla ki azaltmak mı gerekiyormuş böyle?

    Bir de bundan önce yazdığında bir telaş seziliyordu sende. Annenin telaşlanması pek iyi değil tabii.
  3. Evrim 19 Mayıs 2010 22:20
    Fenerbahce ile ilgili hic dokunmayacagim sana :) Iki tip reaksiyon gosterdiniz, ikiye ayrildiniz bu son olayda. Sen akli selim olan taraftasin o yuzden ellemeyecegim seni :) Bi de cozutanlar, FB olmasa bu dunyada yasam olmazdi (espri olsun diye demiyorum gercekten Islam Cupi demis galiba zamaninda, videosu dolaniyor ortalikta) diyenler var onlari kasidim biraz :)Neyse bir anne blogunun konusu bile fazlasiyla oldu yeter diyorum ve konumuza donuyorum :)

    Meme talebi kendiliginden azalir diye beklesek herhalde ben Demir'i ya universiteye ya da askere ugurlarken kesmem gerekirdi. Giderek artiyordu. Gercekten 5 dk da bir ister olmustu son zamanlarda. Anneme sor bak. Goruntulu konusurken kac kere emdi. Eger sanal alemde sanal bir ahlak polisi olsaydi sanal gogus show yapiyorum diye fislenirdim:) Simdi gunde ikiye alisti gibi. Hem tam tiryaki olmusken birden kesmek daha sakincali diyorlar. Dedigim gibi alisti o da arada bir yokluyor ama ustelemiyor artik. Ama ilk iki gun gercekten cok zordu hepimiz icin.

    Anal donem, oral doneme hic girmiyorum. Girersem cikamam :) Soylediklerini cok da kurcalamadan kulagima kupe edecegim. Ama insan herseyi cok kurcalamaya kalkinca gercekten kotu oluyor. Cunku konu cocugun. Bu bambaska bir sey! Hayatta duyabilecegin en klise lafla bitiriyorum; Baba olunca anlarsin :P
  4. Evrim 19 Mayıs 2010 22:42
    Bu arada su musabaka mevzunu ben de dusundum yazarken "boyle sey olur mu ana cocuk arasinda, olmamali" diye. Ama hem isin esprisi hem de resmen inatlarimizi yaristirdik tam 4 gun! O bir baslangicti. Artik mac yok. Sabah oglen cok guzel yiyen Demir aksam hic yemedi. Kimse bi sey demedi. Yatti uyudu. Kazanan da yok kaybeden de...
  5. Pelin 20 Mayıs 2010 00:23
    Anlasiliyor ki; henuz tam olarak yoluna girmemis yeme durumu... Ama olsun uzulme mutlaka duzelecektir. Yeter ki bu hal uzerine egilinmesi gereken ciddiyette fiziki veya psikolojik bir saglik sorunundan kaynaklanmasin veya ona yol acacak bir boyuta varmasin...[Bu cumle evham perilerimin baskisiyla yazilmistir:)] Tecrubem yok ama 6. hissim diyor ki; en iyisi ne kadar panik olunup uzulunse de bunu ona hissettirmemek, cok normal ve dogal bi durummus, her sey yolundaymis gibi gorunmek... Cunku gozlemledigim kadariyla cocuklar, buyuklerin tepkilerine cok dikkat ediyorlar. Bir durum karsisinda sira disi bir tepki verdiginde de; 'aha! yakaladim burda bi sey var, hmmm cok ilginc, bunu nerde ve ne sekilde kullanabilirim acaba??? ' seklinde bir icgudu ile uzerinde deneysel tecrubelere girisiyorlar :) Bu yuzden yemedigi zaman israr etmeme tutumunuz dogru bence. Eger Demir'in yaptigi da bu tur icgudusel denemeler mahiyetinde ise, bi sure sonra yemek yemenin veya yememenin ona herhangi bir getirisi olmadigini gorup normale donecektir... Diye umuyorum:) Bunlar nacizane dusuncelerim :) Nazik tesekkurlerine de cok tesekkurler diyor ve 'arkasi yarin' seklinde gelismeleri merakla bekliyorum :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...