Erkek olursa hastanede bırakın. Yenisini alırız...

İkinci çocuk mu? Daha neler? Demir daha dün doğdu. Deli misiniz? Anne ya insan bir kuyuya bir kere düşer, nasıl ikinciye düştün de Umut'u yaptınız? Ooo daha neler dedim kimbilir....

Bu gün ise -panik yok- hala ikinci çocuğu düşünmüyorum ama şunu düşünüyorum;

Şimdi bu çocuğun,

Anasının kucağına sığma yarışına gireceği,

Birlikte kırlarda yuvarlanacağı,


Ağaç tepelerine çıkıp, tükürme yarışına tutuşacağı,

Aynı odayı paylaşacağı, bazen de paylaşamayacağı,

Portakalını kardeş payı edeceği,

Birlikte saçmalayacağı,

Karne sevinci paylaşacağı,

Düğünün de -buna dans denirse- dans edeceği ya da yine saçmalayacağı diyelim :)

Ama çok seveceği, hep seveceği...


En önemlisi çok sık görüşemese de bir araya geldiklerinde bir şekilde birbirlerini anladıklarını çok derinden hissedeceği, arada eşeklik etse de kızamayacağı, ne yer, ne içer, ne yapar diye bazen endişeleneceği, bu endişeler ile arkasından hafiyelik bile yapacağı, ooooo daha neler neler hissedeceği AYNI KARINDA CAN BULMUŞ bir kardeşi olmayacak mı şimdi ?

Erkek olursa hastanede bırakın yenisini alırız dediğim için özür dilerim :P

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN KARINDAŞIM.....





Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :)
Paylaş

4 Response to "Erkek olursa hastanede bırakın. Yenisini alırız..."

  1. umut 26 Mayıs 2010 23:46
    Teşekkür ederim karındaşım. Akşam akşam duygulandırdın beni. Daha nice kucaklara, kırlara, ağaçlara, ranzalara, portakallara, karnelere, düğünlere (bu olmadı galiba) inşallah.

    "80'lerde çocuk olmak" diyebileceğimiz yaşa geldiğimizi de fark ettirmiş oldun giderek geliştirdiğin 'fotoğrafla-öyküleme' tekniğinle. Duvar kağıtları, ranzalar, sobalar, beko-hithachi televizyonlar, hoover elektrik süpürgeleri... Bir de merdaneli çamaşır makinesinin yanında çekilmiş bir tane olsaymış tam olacakmış.

    O söylediğin şeyi de duymamışım bak. Biraz meşguldüm o sıra zira. Ama affedildiniz sevgili karındaşım.

    Ben de tekme atmak suretiyle, kıçını kapının kenarına çarpmana ve kuyruk sokumunun morarmasına sebebiyet verdiğim için özür dilerim.

    (Annemle sen aynı kalırken, babamla bana n'oldu acaba yahu?)
  2. Evrim 27 Mayıs 2010 12:48
    Eveet sen çok meşguldün o zamanlar. Daha ne kadar içeride durabilirim hesapları yapıyordun herhalde. Tembel herif :) 42 hafta doldu da mecburen çıktın, çıkartıldın :)

    Şu "80'ler de çocuk olmak" resimleri koyarken benim de aklıma geldi. Hatta "Hoover, hoover, süpürür döveer" dememek için kendimi zor tuttum :) Ama konuyu dağıtmayayım, doğum günü güme gitmesin dedim :) Hatta portakallı resim de soba üstünde bir de güğüm vardı :P Flaş resim de orayı hep patlatınca kestim attım mecburen :)

    Valla annem ile beni bilmiyorum aynı mıyız da? Babama da bulaşmayayım şimdi :) Senin ciddi evrim geçirdiğin ortada, alakan yok küçüklüğün ile...
  3. yildirim 1 Haziran 2010 11:51
    çocuklar beni çoook duygulandırdınız yine (siz kaç yaşınada gelseniz benim çocuğumsunuz)evrim seni tebrik ediyorum yavrum gerçekten çok çok güzel olmuş.güğüm giderken bende gitmişim oradan mecburen,oysa ben o resimdeki size bakışımı çok severim,haaaaaaa birde umutun portakal ye,ye,yeeeeeee şarkısı var biliyorsun...
  4. blogcuanne.com 1 Eylül 2010 13:26
    Ne güzel... Benim çocuklarımın da birbirlerine böylesi bağlı kardeşler olarak yetişmeleri en büyük hayalim.

    Hiç ayrılmayın.

    (Not: Ben de kız kardeşim için babama "Babacığım, oğlan olsun isterdin, değil mi?" diye sormuşum. Şimdi onsuz yapamıyorum)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...