Merak? İlgi? Takıntı? Hangisi...

Şu bardağa mağazada bir yapıştık kasada zor aldılar elimizden. Neymiş efendim üzerinde araba varmış. Hem de bir sürü... Oysa ilk arabasını sıradan bir market alışverişinde, O arabanın "A" sı ile ilgilenmezken bu çocuğunun neden hala arabası yok diye geç kalınmışlık duygusuna kapılarak alelacele almıştım. Tabiki tarihi hatırlamıyorum ama yazın sonları olduğuna göre Demir 9-10 aylık civarı olsa gerek... Bu gün 1,5 yaşında geldiğimiz nokta ise mağazalarda arabayı geçtim araba figürlü gördüğümüz herşey ile ilgilenmek, anneannesinin web cam görüşmelerinde ilgisini çekebilmek için minik bir arabayı monitörünün yanından ayıramaz duruma gelmesi, alakasız bir konuda kitap okurken dekor olarak sayfaya koyulmuş minik bir arabaya kitlenmek, yolda yürürken tüm arabalara gitmek, özellikle iş araçlarına delirmek, "yahu buna da ne gerek var onun için hepsi araba zaten" diye daha sonraya sakladığım hafıza kartlarının taşıtlar kutusu ile en fazla ilgilenmek, üstüne üstlük benim bile onun sayesinde adını tam olarak öğrendiğim ekskavatör ile özellikle ilgilenmek, ince motor kas gelişimi için yapılmış şu renkli tahta boncuklu kıvrık kıvrık telli oyuncaklardaki boncukları bile araba yapıp trafik yönetmek... Zaten ilk söylediği kelimelerden biri de "Aaba" olmuştu. Demir alakasız bir yerde "Aaabaaa" diye bağırıyorsa "oğlum araba falan yok, ne arabası" demeden once bir etrafımıza bakıyoruz. Mutlaka bizim dikkatimizi çekemeyecek kadar detay bir yerden bir araba çıkıyor. Ya televizyondan geçiyor, ya gazete de bir ilan oluyor... Hatta bu IKEA' da alakasız bir reyonda gezerken "yok artık burada da araba olamaz çünkü çiçek reyonundayız" dediğimizde etrafa bakıyor ve kenarda köşede IKEA'nin nakliye reklamını görüyoruz. Tabi üstüne de bir araba koymuşlar... Neyse daha çok ornek verilir ama bir çırpıda aklıma gelenler sanırım durumumuzu anlamaya yetmiştir.

Şimdi beni düşündüren bu bir ilgi alanı mıdır? Yoksa takıntı mı? Yoksa bu yaş civarının ilgileri hep böyle takıntı şeklinde mi olur? :) Yoksa bu ilgili alanı benim hoşuma gitmedi de sadece o yüzden mi beni düşündürüyor. Çünkü Demir çok fazla kitap da okutuyor, okuyor :) Hem de çok... Şimdiden repartuarımda en az 20 kitap var; kelimesi kelimesine, noktası virgülüne... Bazen boğazım acıyor okumaktan çünkü beyimiz nidalı seviyor ;) Uyku gözlerimden akarken kafama kitap ekleştirmesiyle ayılıp çok kitap okudum ve hala da okuyorum... Bu nedense arabanın hissettirdiklerini hissettirmiyor bana. Acaba O'nu istediğim yönde kalıba mı sokmak istiyorum? Kitap severse kabul edelim, destekleyelim ama arabaya bayılırsa neden diye kafa yoralım. Hayır tabi ki aklımdan geçenler arabalar ile oynamasına engel olmak ya da araba figürünü başarıp da ondan önce görürsem görmesini engellemek değil. Karar veremediğim bu takıntı boyutuna varmış ilgi körüklenmeli mi? Mesela beğeniyor diye girdigim mağazadan daha o istemeden arabalı t-shirt'u alarak mı çıkmalıyım? Yada evdeki oyuncak araba sayısını arttırmalı mıyım? Kitapların arabalı olanlarını mı seçmeliyim? Yoksa nasılsa etrafta arabadan bol bir şey yok deyip kendi haline mi bırakmalıyım? :) Böyle davranarak Demir'in geleceğin Demir Bükey'i olmasına mı engel olurum yoksa sevdiği her şeye takıntı ile bağlanan bir kişi olmasına mı? Yoksa her şey olacağına varır da ben düşündüğüm ile mi kalırım :) Muhtemel cevap "C" şıkkıdır. Ama olsun biz düşünelim, hep düşünelim. Aman ha bir şey atlamayalım :)

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :)
Paylaş

3 Response to "Merak? İlgi? Takıntı? Hangisi..."

  1. umut 12 Mayıs 2010 14:22
    Efendim bu başlıktaki soruya da, d- hepsi, diye cevap vermeyi tercih ediyorum ben. Merak takıntı yaratır, o da zamanla ilgiye dönüşür yani. Asıl soru: Merakı ne yaratır? Bunun cevabını da kesin olarak söylemek imkansız tabii. Ama ben motor sesine bağlama eğilimindeyim. Hani şu elektrik süpürgesi sesine de aşırı ilgi duyulması, rahimiçi seslere benzetilmesi bunun vs. Demir arkadaş da pek bir gezdi arabalarda, pek bir mışıl mışıl uyudu, o yüzdendir belki. Ama bir doğum öncesi travması ya da genetik ya da şu bu da olabilir. Hepsi de olabilir, daha fazlası da olabilir. Olabilir de olabilir.

    Ama bunun Demir'i araba manyağı bir herife dönüştürmesini hiçbirimiz istemeyiz bence. Her şeyde olduğu gibi bunda da bir orta yol bulunmalı herhalde. Ne fazla desteklemek ne de ketlemek yani...
  2. Hülyanın Tunası 7 Kasım 2010 19:44
    taslaklarımda bekleyen hiç yazmadığım yazıyı sen yazmışsın :)
    oğlanlarımız da benziyor biz de. çok tuhaf.
    tuna da her oğlan çocuğu gibi iş makinesi hastası. t-shirt aldırdı geçenlerde zorla. üzerinde vinç var ve 4-5 yaş ölçüsünde :) eve gelir gelmez yıkamadan giydirtti zorla. beğenmeme ihtimalini kaldırmak için kimi zaman ben içinde az da olsa kamyon mamyon olan kitapları seçiyorum (eğer tuna alışveriş sırasında uyumuyorsa zaten kendi seçiyor ama uyuyorsa ben alıyorum) ama %99 bu iş içgüdüsel gelişiyor buna eminim artık. aynend emir gibi tuna da oto koltuğunda giderken aşırı heyecanlanmışsa muhakkak bi kepçe bişey geliyordur. excavatörmüş adı di mi ne komik :) ben hepsine kepçe denir sanıyordum. kepçe sadece ucundaki dalganın adıymış. alet excavatormüş. bir de loader=dozer var ki aralarındaki farkı hala anlayabilmiş değilim
  3. Evrim 7 Kasım 2010 22:59
    :) Benimse kendim yazıp kendim okuduğum zamanlara ait bir yazı, baktım 3. postummuş :) Hatta ilk ikisi neden yazıyorum ve anneler günü ile ilgili. Demir ile ilgili yazdığım ilk yazı bile sayılır :))

    Ben de bir dönem çekinmiştim sonra doktor tavsiyesi ile rahat davranmaya karar verdim :P Alıyorum zaten dediğin gibi artık seçimlerini de kendi yapıyor.

    Bak sayende dozer ile ekskavatör farkını da sorup öğrendim kocamdan. Dozer kepçesinin kenarı faraş gibi olan, kazıyanmış. Ekskavatör kepçesi tarak gibi dişli dişli olanmış :) Allahım daha neler öğreneceğiz. Bak aya da 4 gün de gidiyordu di mi? :))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...