Uykuuu... Dikkat bu yazı nazar koruması altındadır!

Benim gibi ağzında bakla ıslanmayan, içindekini söylemezse çatlayan biri için çok zor oldu beklemek. Ama ağzım yanmıştı bir kere... Annem "Söyleme kızım, nazar değer" dedikçe ben sorana, sormayana anlatıyordum " Demir bütün gece kalkmadan uyuyor " diye. Sonra Demir 6 aylık olana kadar olan saadetim birden bitti. Neden? Tabi ki nazar! Başka ne olacak :) Bak şimdi önlemimi alıyorum anne. Yazımı nazar korumasına aldım :) Demir'e nal gibi bir nazar boncuğu taktım. Bir değil üç resim koydum. Yetmedi sağına soluna boncuklar yerleştirdim :) Artık söyleyebilirim; Demir sabaha kadar kalkmadan uyuyor! Uyuyor işte.... Oooooh be rahatladım :)

Gelelim analize... Okuduklarıma göre erişkinlerden farklı olarak, yeni doğan bebekler doğrudan REM uykusuna dalıyorlar. Bu 3 aya kadar sürüyor. Zamanla REM uykusunun süresi azalıp, non-REM uykusu hakim oluyor. Bebeklerin uykusu 2. aya doğru değişmeye, gece uykuları uzamaya ve derinleşmeye başlıyor. Bizim kesintisiz uyumamız da 2. ayın dolması ile başladı. Bir çok bebek bu dönemde bir yığın sebep olabilir ama liste başını çeken gaz sorunları nedeni ile bu değişimi maalesef yaşayamıyor, yaşasa bile hissettiremiyor :( Biz şanslıydık annelik oryantasyonum epey uzun sürdü :) REM, nonREM uyku düzenin oturması 6.-7. ayı buluyor. Normal şartlarda bundan sonra bir yetişkin gibi uyuması beklenir değil mi? Hayır, öyle olmuyormuş işte :) NonREM uykusunun I. ve II. fazı hafif uykuymuş. Bu döngü içerisinde biz de uyanır fakat hatırlayamayacağımız kadar kısa sürede tekrar uykuya dalarmışız. Fakat daha önce hafif- derin uyku döngüsü nedir bilmeyen bebişiniz hafif uykuya geçtiğinde, tam da bu aylarda gündüz üzerine çalıştıkları projelerini -dönme, tırmanma, emekleme gibi-gece yatakta hayata geçirmek isteyince tamamen uyanıyor ve bir daha kendi kendine uykuya dalmayı bilmediği için de tekrar uyuyamıyormuş. Bu olay ile ilk karşılaştığınızda ne yaptığınız çok önemli! Ne yaparak uykuya dalmasını sağlar iseniz onu öğreniyor. Biz bunu ilk yaşadığımız gece Berk ile birbirimize bakıp "Ne yapacağız, şimdi!" diye kalakalmıştık, bir gün önce anne baba olmuş gibi... Ve en büyük hatayı yaptık. "Hemen meme verelim ki uyanmasın, uykuya kaldığı yerden devam etsin" dedik. Ve Demir'e "Bak oğlum uyanırsan bununla tekrar uyuyabilirsin" i öğretmiş olduk. Öğretmez olaydık :) Bir çok bebek daha önce de yazdığım gibi ilk aylarda inanılmaz uyku problemleri yaşadığı için, iş bu aylara kadar -doğal olarak, hak veriyorum- çoktan bozulmuş oluyor. Benim derdim Demir gibi bebekler için anneleri uyarmak. İyi başlanmış bir serüveni bilmeden bizim gibi ellerinizle mahvetmenize engel olmak.

Daha sonra ne oldu? Akıllı oğlumuz uyandığında ne yapması gerektiğini çok çabuk öğrendi :) Bağırılacak, ağlanacak, anne çağrılacak ve meme emip uyunacak :) 9 aylık olduğumuzda da doktorumuz gece beslenmesinin artık mutlaka kesilmesi gerektiğini, özellikle bu aydan sonra uykuya dalmanın bebeğin kendi sorumluluğu olduğunu, bunu ona öğretmek ile yükümlü olduğumuzu söyledi. Gece beslenmesinin bebeğin vücudunun tam olarak dinlenmesini engellediğini, hatta büyüme daha çok uykudayken olduğu için çocuğun gelişimini bile yavaşlattığını söyleyince bir gayret duruma el attık. Gece ağlamasına, uykusuzluğa göğüs gererek gece emzirmeyi kestik. Kısa sürede epey de başarılı olduk. Daha sonra yazın yazlıkta "İnsanlar buraya dinlenmeye geldi. Bizim gürültümüzü çekmesinler" diye düşünerek yerini yadırgayan ve uykuya dalamayan Demir'e meme vermeye tekrar başladık. Başlayış o başlayış... Bir ay öncesine kadar bir iki günlük denemelerin dışında kararlılıkla sürdürmeyi başaramadık. O yüzden hep başa döndük. Hep bir bahanemiz vardı; dişi çıkıyor, taşınıyoruz, başka bir dişi çıkıyor, yeni komşular rahatsız olmasın, bambaşka bir dişi çıkıyor diye diye hep erteledik. Ta ki artık önümüzde 5-6 ay çıkacak diş kalmayıp, komşularımızla artık yüz göz olabileceğimizi hissettiğimiz zamana kadar :) İlk gece kabus gibiydi; hem Demir, hem bizim, hem de komşular, hatta mahalle için... İkinci gece inanılmaz yol katetmiştik. Tabi ki ağladı ama ilk gece ile kıyaslanamazdı. Üçüncü gece, ikinci geceye göre biraz geriye gittik, biraz daha fazla ağladı. Sonraki 3-4 gün bir ile bir geri derken Demir artık gece meme gelmeyeceğini anladı-öğrendi. "Eeeee o zaman kalkmanın ne alemi var" demiş olsa gerek ki bir gece kalkmadı :) O gün bu gündür de kalkmıyor. On günü geçti herhalde :)

Biz zaten bu serüvene iyi başlamıştık. Elimizle bozmuş ve bir daha düzeltememiştik. Demir kalktığında emmeden tekrar uyunamayacağını düşünüyordu. Gece meme vermeyince ilk başta isyan etti, ne yapacağını bilemedi. Tekrar dalması için konuştum, kucağımda sakinleştirdim. Ama O sonra bunun meme kadar gerekli olmadığına ya da keyifli olmadığına karar verdi herhalde ki bir yolunu buldu ve kendi başına ne yapması gerektiğini keşfetti :) Ama ne yaptı, nasıl yapıyor inanın bilmiyorum. Uykusu hafifleyip de uyandığında tekrar uyumak zorundaydı. Çok şükür ki bir yolunu buldu, uyudu. Nazar koruması altında söylüyoruz ki kesintisiz uyuduğum için ben çok mutluyum, herhalde O da mutlu... :)

Önemli Not; Yukarıdakileri yazan bir uyku uzmanı değildir. Biraz fazla karıştıran, kurcalayan, araştıran çok bilmiş(!) bir annenin serüveni ve tavsiyesi olduğu düşünülerek okunmalıdır.

Bu da nazar koruması altına altına alınması gereken başka bir şey aslında :)




Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :)
Paylaş

4 Response to "Uykuuu... Dikkat bu yazı nazar koruması altındadır!"

  1. Zeynep 30 Mayıs 2010 22:55
    Maşallah kuzumaa, totoyu kasıdım, bilumum tahtalara vurdum, benden size zarar gelmez:) Darısı başımıza işallah.. bizim kuzu hazır gibi de anne ne zaman hazır olacak bakalim..
  2. yildirim 1 Haziran 2010 11:42
    çok sevindim kalkmamasına ama ağlamaları içinde içim cııızzz etmedi değil.
  3. umut 1 Haziran 2010 20:58
    Parmaklık durumlarımız vardı bir de. O kısımdaki gelişmeler nasıl seyretti?
  4. Evrim 1 Haziran 2010 21:54
    Heeey yaşasın annem artık buraya yorum yapabiliyor. Yıldırım annem :P

    Parmaklıksız yatıyoruz bildiğin gibi. Başlar da bir iki kere düşme değil de belden yukarısı yatakta diğer yarısı aşağıda,kısaca dua eder gibi uyurken bulduk :) Artık oda olmuyor. Keyifli, istediği zaman yanımıza gelebileceğini bildiği için sanıyorum. Sabah uyandığında da ya yanımıza geliyor ya da ağlamadan bize sesleniyor. Aslında uzun hikaye biraz onu da bir ara yazmak istiyorum zaten...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...