4 -4 lük...

Yer: Londra Heathrow Hava Alanı
Tarih: 3 Nisan 2003

Dönüyoruz Türkiye'ye. Maç bitmiş. İngiltere'ye 2-0 yenilmişiz ama olsun herkes mutlu. Gezdik, gördük, eğlendik... Rahatlamışım bende artık. Çünkü kişisel tercihi ile İngiltere'de kalmayı seçen bir firari hariç kimseyi kaybetmeden, hasta etmeden, olaysız dönüyoruz. Check in işlemlerimi yaptırdım, bekliyorum. Bizim gruptan biri (!) geldi! "Beraber oturalım mı uçakta?" dedi.

-Ama, ama ben yaptırdım işlemlerimi, koltuğum belli...
-Olsun ben değiştiririm!
- Peki... Al bakalım, değiştir.... İç ses; Neden ki? Acaba? Alla alla...

Uçuyoruz... O biri(!) bana "Şimdi uçak böyle dönecek" diyor, uçak dönüyor. "Şunu yapacak" diyor, yapıyor. Tamam dedim; bir hava korsanı yanımda oturuyor, birazdan kaçıracak uçağı!" Daha gerçekçi olduğumda da ne tuhaf bir adam bu diye düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. Tabi ben "Flight Simulator" diye bir oyundan hatta hiç bir oyundan haberdar değilim o zamanlar. Ne bileyim yanımdaki şahsın, o günlerde o oyunu oynadığını ve ne bileyim o adamın ileride bana imzayı attırıp kocam olacağını! Ama gülüyorum, eğleniyorum yolda...



Türkiye ye döndükten sonra da peşimi bırakmadı bu tuhaf adam. Beni Leman Kültür'deki Ekşi sözlük zirvesine davet etti. Ben de gittim, bu değişik adamda daha değişik neler var bakalım diye... Malum, bilen biliyor o zirveleri... Yalnız kaldığım nadir anlarda bile yanıma yanaşanlar olmuştu. "Senin nick'in ne" diye sorduklarında Ekşi sözlük'ten olmadığımı, arkadaşımla geldiğimi söylediğimde de doğal olarak onu merak ediyorlardı. Kim sorusuna verdiğim cevapla da "Hmmmmm" diyerek tırıs tırıs kaçıyorlardı. Yahu ben kiminle geziyordum????

Neyse her gün başka bir çeşitlilik, farklılık çıkaran bu adamla görüşmeye devam ettik. Bu gün hayatıma gireli 7 yılı geçmiş, imzayı atalı ise tam 4 yıl olmuş!!! Dönüp baktığımda bu adam, O'ndan önce Yüzüklerin Efendisi serisinin ilki Yüzük Kardeşliği filminden yarısında çıkan bana Kralın Dönüşü'nü üç kere sinemada seyretmemi sağlayacak kadar sevdirmiş. Benden farklıydı, hemde çook. Ama herkesten de farklıydı. Her şeye, her olaya bambaşka bir açıdan bakıyordu. Ben O'nda farklılığı sevdim, farklılıktan etkilendim ya zaten!

Uzatmayacağım, uzatamayacağım çünkü Demir birazdan kalkar uykusundan. Ve bu gün yazılması anlamlı olan bu yazı yayınlanamaz, kalır, olmaz. Lafın özü bu farklı adam benim hayatıma kanunlar önünde gireli taaaam 4 yıl oldu bu gün. Hayatımı farklılaştırmaya ve beni şaşırtmaya hala devam ediyor. Hep söylerim ama o hiç doymaz belki böyle umumi bir yerden söyleyince daha bir hoşuna gider. SENİ SEVİYORUM FARKLI ADAM....


4 Haziran 2006, benim adıma hayatımın en güzel günüydü. ..

Not; Oğlumun doğumuna kadar :P

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

8 Response to "4 -4 lük..."

  1. Adsız 4 Haziran 2010 13:37
    Evlilik yildonumunuz kutlu olsun Evrimcigim, nice mutlu yillara, sevdiklerinle ulasmani dilerim.
    Sevgiler, handan
  2. Başak Çelik 4 Haziran 2010 14:18
    Kocaman tebrikler!

    Avatar'ındaki resim sna ne kadar çok benziyor? ;) Kim yaptı?

    Bu arada, Demir de babasının kopyası! Etti mi hayatında iki farklı adam? Ne mutlu size :)

    Bu arada, hep senin gibi çılgın bir gelin olmayı hayal etmiştim, ama hayal etmekle olmuyor, gerçekten çılgın olmak lazım :) Gelinliğinin son şekline bayıldım :)

    Sevgiler, Başak :)
  3. Evrim 4 Haziran 2010 14:49
    Handan Abla, Başak çok teşekkür ederim iyi dilekleriniz için :)

    Demir gerçekten sıfatını babasından rengini benden aldı galiba, Başak :) Bu arada babam alınır hemen. O yüzden söyleyeyim O'na da çok benzeten var :)

    Bu arada avatarı bana arkadaşım yaptı ama profesyonel olarak da yapıyor. www.cizimim.com . Ayrıca facebook kullanıyorsan orada da bir grubu var. Daha fazla çizimlerine oradan bakabilirsin :)
  4. Pelin 5 Haziran 2010 02:18
    Nice yillaraa :)) Her zaman, her seyin en guzeli , en iyisi sizlerin olsun... Gercekten harikasiniz, sizi cooooooookkkkk seviyorum :)

    Bu arada uzerinden gecen 4 yilda ne dugunler gormus olmamiza ragmen, birakin sizinki gibisini, bir benzeri bile yasanmadi inanin... Gelinliginin de benzersiz oldugunu eklemeliyim, zaten gorur gormez sevmistim, farkliligi ve espirisi ile geceye ayri bir renk katti:) Ayrica, sen basta tereddut ettiysen deee:)) saclarinin da konsepte cok uydugunu, son derece ozgur ve sevimli oldugunu dusunuyorum:))
    Sonucta; muhtesem bir eglenceydi, cook keyifliydi, dusunsenize, muzik yapan kac orkestra 'ilk defa bir dugunden bu kadar keyif aldik ve eglendik' der ve de tesekkur eder ki? :)) Bu sizin sansinizdi, siz oldugunuz icin her sey guzeldi...

    Ve ben bugun de, birbirinizi hala o gunku kadar sevdiginizi, onemsediginizi, birlikteki hayatinizdan mutlu oldugunuzu gordugum icin cok seviniyorum. O sevimli sipa da tadiniza tad katti tabi :)

    Sinan da cok cok kutluyor,
    Kucakliyor ve opuyoruz :)
  5. umut 5 Haziran 2010 14:57
    Bak işin arka planını bilmiyordum ben. Berk de bayağı çapkınmış hani.

    Bir trakyalı olarak 8-8'liği de en az 4-4'lük kadar iyi kotaracağına inanıyoruz.

    not: madem bu kadar yazıyorsun şu -de'lerine -ki'lerine bir çekidüzen verelim artık. blogunun redaktörlüğünü üstleniyorum yakında.
  6. yildirim 5 Haziran 2010 15:04
    size düğünün sonunda ayrılırken inşallah hayatınızda düğününüz kadar güzel olur yavrum demiştim hatırlarsanız.Görüyorum ki öyle buda bizi çok sevindiriyor.mutluluğunuz daim olsun ..............
  7. DeryAze 29 Temmuz 2011 00:11
    aaaa niki ne niki ne :))))))
  8. Evrim 4 Ağustos 2011 13:09
    Çok eski moderatörlerden Anjin... :))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...