Deli Yaşar'ın Oğlu Yıldırım

Herkesin babası başkadır ama benim babam hem bambaşka hem delidir :) Ne de olsa "Deli Yaşar"ın oğludur :) Hiç bir zaman klasik bir insan olmadığı gibi daha ilk günlerden sinyalini verdiği gibi klasik bir baba da olmamıştır. Üst çıplak, alt kotlu, kucakta bebek pozu eminim benim doğduğum yıllarda henüz moda olmamıştır, değil mi? :)

Lise yıllarında kızlar ile oturup konuştuğumuzda "Benim babam beni hiç öpmez, Benim babam bana hiç sarılmaz" gibi cümleler duyduğumda daha iyi anladım babamın ne kadar farklı olduğunu. Hiç bir zaman çocuğuna dokunmaktan çekinen bir baba olmadığı gibi üniversite çağına gelmiş kızını çarşı ortasında omuzlarına alıp çevirdiği için azarlanmıştır bile :( Kanı kaynar, duramaz... Çok oynar, çok eğlenir. Ama gezmeyi çok sevmez. Sevdiklerine en iyisini vermek ister, çok fazla ister bu yüzden de yanında herhangi bir evin, arabanın ya da benzeri bir şeyin çok güzel olduğunu söylemek çok tehlikelidir. Bazen onu elde etmek için uğraşır bazen de isyan eder :) Sinirlidir, hem de çok! Ama saman alevi gibidir hemen söner... Hak ve hak etmek onun için çok önemlidir. Senin hak etmediğini düşündüğü bir şey varsa imkanı varsa bile onu yapmaz. Bunun sana faydadan çok zarar getireceğine inanır ve inandığı gibi yaşar. Ama doğruluğuna inandığı yolda bir adım attığını görürse tüm imkanlarını da önüne serer. Çok ama çok çalışkandır. Bazen çok çalıştığı için annemden azar bile işitir. Hangi adam 40'ından sonra hukuk okumaya cesaret edebilir? Hem öğretmenlik, hem babalık, hem de öğrenciliği aynı anda yaparken 4 yılda okul bitirir? Bence çocuklarına, eşine ve kendine en iyi geleceği vermek isteyen bir baba...Tabi anlaşıldığı üzere son derece hırslıdır da. Dediğini yapar. Hukuk fakültesi binasına dönüp "seni çıtır, çıtır yiyeceğim" demiştir ve yemiştir :) Azıcık pohpohlanmayı sever bunu da en çok yakınlarından bekler. Çok okur, hep okur. Ayrıca çok beceriklidir. Elinden her iş gelir. Evimize geldiğinde elinde tornavida yapılacak iş arar. Ama dağınık çalışır. Mutlaka en az bir asistana ihtiyaç duyar :) Onu ver, bunu al... Acelecidir. Düşündüğünü düşündüğü an yapması gereklidir. Erteleyemez. Hiç planda yokken esip 5 dk içinde bir araba alıp gelebilir mesela. Yeteneklidir. Eline aldığı müzik aletini bir iki kurcalamada bir şeyler çıkarabilir. Bir bebek oyuncağından bile :) Evde oturmayı sevmez, mutlaka uzanır. Farklıdır ama her baba gibi klasik, evde bir yeri vardır ve bu yer televizyona en hakim yerdir :) Oradaysan dinlemez, kaldırır :) Gazeteyi henüz okumadıysa acımaz, elinden alır ve eline idare etmen için ekini tutuşturur :) Üniversite yıllarında erkek arkadaşım olmadığı için bana kızdı hep. Bu topluma rağmen gözlerime bakıp "Hala ışık yok, tren kaçıyor. Her şey yaşında güzeldir, dikkat!" diyebilen bir babadır.

Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar. Düşünsem daha epey bir şey çıkar eminim. Ama farklı ve klasik yerleri ile babamı anlatmaya yetmiştir diye düşünüyorum tüm bunlar :) Başkadır işte benim babam... Ayrıca artık başka da bir dede O :) Dedeler günü diye bir şey de olmadığına göre; Dedeler ve babalar günün kutlu olsun babamız,dedemiz..



Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

1 Response to "Deli Yaşar'ın Oğlu Yıldırım"

  1. umut 22 Haziran 2010 14:22
    Evet, ben de "Ama saman alevi gibidir hemen söner."den sonra sulugözlülükle (ki bu da özeleştiri yapabilmeyle ilintili bir durum bence) ilgili bir şeyler beklemiştim. Onu da ekledikten sonra, kolaya kaçıp gerisine 'den den' koyarak, bir de buradan kutlayayım ben de babalar-dedeler gününü.
    (Tora ve Demir adına da kutlamış oluyorum ben. Karıştık, bir bütün olduk artık zira.)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...