Demir'in Çiziktirme Maceraları



Beyimizi, tam bir yaşındayken doktorumuzun da tavsiyesi ile kağıt kalem ile tanıştırdık. Buraya geldikten sonra bir de masa alınca iyice kaynaştı boya ve kağıtlar ile. Hatta ilki bitti de ikinci defterini bile adık :) İlk başlarda -yüzü gözü dışında- kağıda ya da en fazla masasına çiziyordu. Epey de vakit geçiriyordu. Hatta, okuduğumuz ve anlatılanlar kadarı ile erkence sayılabilecek bir zamanda yuvarlak çizme denemelerine başladı. Eşle dostla "Hani yuvarlak diyorsak. Böyle bir şey! Fazlasını hayal etmeyin" diye fotoğrafladık bile :) Ne yaparsın gurbette olmak zor, paylaşımlar böyle oluyor...





Parkta ki kum ile bile yuvarlak çizmeye çalıştı..














Daha sonra kitaplarını keşfetti. Başkalarının yaptıklarının üzerine ilaveler yapmak, önemli yerleri yuvarlak içine almak hoşuna gitti sanırım:)










Daha da sonra başka yüzeylerde denemeye karar verdi kalemini. Dolap, duvar, parke, sandalye... Okuduğuma göre hem aşırı tepki vermemek hem de yanlış olduğunu anlatmak gerekiyordu. Sonuçta dolap da kağıt da onun için aynıydı! Çizilebilecek herhangi bir yüzey! Olması gereken kadar olmaması gerekeni de anlatmak gerekiyordu. Ufak bir çizikte müdahale edip çok güzel çizdiğini ama defterine ya da tahtasına çizerse daha güzel olacağını söyledim. İşe yaradı mı? Şimdilik hayır :) Arada kendi kendine oyun oynuyor deyip kafamı çevirdiğimde kaptı boya kalemini ve... Üzerine çalışıyoruz bakalım.

Bu arada not; ilk resmi ballandıra, öve fotoğraflarken bunu çekmek için uyumasını bekledim. Marifet sanmasın değil mi ama? :)











Aslında grafiti sanatına ilgili olacağını epey süre önce girdiğimiz bir sokağı uzun uzun inceleyerek ve sonunda ayrılmamak için ağlayarak göstermişti :) Hem gülmüş hem de endişelenmiştik :) Korktuğumuz başımıza mı geliyor ne???















Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

4 Response to "Demir'in Çiziktirme Maceraları"

  1. Başak Çelik 17 Haziran 2010 14:51
    çok başarılı valla çizimler... Çınar da karalıyor bir şeyler ama pek ilgisini çekmiyor doğrusu.

    yalnız o ağlayan surat beni bitirdi... yerim!
  2. Evrim 17 Haziran 2010 20:55
    Teşekkür ederiz :)) O ağlayan sürat başkaydı gerçekten. Çoğu zaman kıyameti koparır, numaradan ağlarız istediğimizi yaptırmak için. Ama bu başkaydı gerçekten istediği bir şey için yalvarma ağlaması gibiydi, süzüldü yanaklardan göz yaşları boncuk boncuk...
  3. YesiM 18 Haziran 2010 10:35
    Cizimler super, daha simdiden yuvarlak yapmasi hem de kumda bile yuvarlaklar yapmasi cok basarili bence de, masallah Demir'e :) Ben Ela'ya kalem verince gozumu ustunden ayiramiyorum, malum senin arkadasin cok fena titiz duvarlari cizerse canimizi okur valla :)
  4. Evrim 18 Haziran 2010 11:33
    Son girdiğim slide'ı göster belki biraz olsun rahatlar :) Crayola Beginning diyorum ben :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...