Her Aşk Bitermiş Bir Gün....

Birbirlerini çok sevdiler, hem de çok... Aslında her ikisi de ilişkinin başlarında oldukça zorlanmıştı... O zamanlar hiç kimse bu kadar iyi bir ikili olacaklarını düşünemezdi. Ama yakınları çok yakıştırıyorlardı birbirlerine ve bu yüzden ilişkilerinin yürümesi için destek oldular onlara. Kız çok yaralandı başlarda. Sardı yaralarını ve ilişkisine devam etti. Ama oğlan da bilmiyordu ki bir kıza nasıl davranılır. Kız desen öyle... Zamanla öğrendiler beraber olabilmeyi. Bundan sonrası her ikisi içince büyük keyifti... Ama oğlan zamanla o kadar sevdi, o kadar sevdi ki kızı tutkuya dönüştü hisleri... Zarar vermeye başladı yeniden kıza ve kendine. Vazgeçemez, onsuz yapamaz hale gelmişti. Artık ayrılık ikisi için de en doğru olandı ama bir türlü yapamıyorlardı... En sonunda bu birlikteliğe en çok emek veren, devam etmesi için en çok uğraşan oğlanın annesi girdi devreye. Her ikisinin de iyiliği için görüşmelerini engelledi bir süre. Kız için evde yok dedi, hasta dedi, doktora gitti dedi. Dedi de dedi... Bu arada hep de konuştu oğluyla. Anlattı neden ayrılmaları gerektiğini, defalarca... Oğlan istemese de durumu kabullendi ve en sonunda ayrılığın ikinci haftası tamamlanırken annesine " O bitti, bitti O" dedi en acıklı sesiyle... Kız ise hala özlüyor oğlanı, hem de çoooook....

Dün akşam eski video çekimlerimize baktık. Demir'in doğduğu günde takıldık kaldık... Odaya getirişleri, ilk kucağıma alışım... Yüzüme yapışmış bir gülümseme; ne azalıyor, ne artıyor... Bilinçli değil resmen. Kucağımda sanki dünyanın en nadide eseri duruyor ve ben ne yapacağımı bilemiyorum. Hayran hayran bakıyorum sadece... Sonra Demir bu kadar bakışma yeter, hani nerede meme dercesine aranmaya başlıyor :) Ondan sonra başlıyor işte mücadele! Ben yine sadece bakıyorum suratımda aynı yapışık gülümseme ile sanki konunun dışındayım! İki hemşire, annem ve Demir uğraşıyorlar. Alıyor. Derken hooop kaçıyor meme... Sorumlu; ya acemi annenin tutuşu ya da acemi bebeğin emişi... Sonrasında kah tutturabildik kah tuttaramadık ve hemşireleri yardıma çağırdık derken bu işi kıvırdık. Hakkını vermek lazım, hastanemizin ve çalışanlarının doğru bilgilendirmesi ve yönlendirmesi Türkiye'de az bulunur cinstendi. Meme verdin mi?, Kaç dakika emdi?, Sağ mı?, Sol mu?... ve daha bir sürü soru ve yönlendirme... Boza pişirdiler başımda resmen :) Şanslıydık, doğru yerdeydik.

Obur tosbağa çok çabuk öğrendi emmeyi bu sefer de benim göğüslerim ciddi yara oldu. Bazen bir havlu ısırarak bazen de dolap gibi sağlam bir yerden ayağımla destek alarak acıya dayandım. İdare ettik. Göğüsler de öğrendi işi. İşte ondan sonraki günler çok güzeldi. Sütüm yetiyordu. Demir huzurlu bir bebekti, gaz sorunu yoktu. Emzirme zamanları her ikimiz için de büyük keyifti. İkinci ayı tamamladıktan sonra bütün gece uyumaya başladı. Sonra bu mutluluk birden bozuldu. Nasıl bozulduğunu, tahmin ettiğim sebepleri ve nasıl toparladığımızı uzun uzun anlatmıştım. O yüzden bu arayı geçiyorum merak edenler buradan okuyabilirler. Kısaca yazı gece emzirme ve uyku işini 6 aydan sonra bozduk ve toparlamamız 18. ayımızı buldu diyor. Tabi yazı gece uykuları ve emzirme ilişkisi ile ilgili olduğu için gündüzlerimizden bahsetmiyor. Genel olarak her ikimizin de mutlu olduğu bir şekilde 7. aya kadar herhangi bir mama ya da başka bir ek gıda vermeden geldik. Sonrasında ise ek gıda ile memeyi iyi bir şekilde bir araya getirebildik. Yani ne mamayı yemem ne de mama varsa bundan sonra memeyi istemem demedi :) Aslında bu nedenle de sanırım 8. ay kontrollünde son ayda 1,5 kg alarak bir yaş kilosuna eriştiğimiz için doktorumuzdan sıkı bir azar işittik ya neyse. Yavaş yavaş doktorumuzun söylediği şekilde emzirme sayısını azalttık. Geceleri saymazsak tabi... Sonra bu sıpa büyüdükçe uyanıklaştı. Aç bir emeyim der oldu sık sık. Hatta MSN'de anneannesi ile görüşürken bile aklına düşüp emiyordu. Web cam'de bile açtım göğüsleri anlayacağınız :) Sonrasında daha önce yazdığım gibi gece emzirmelerini düzenlediğimiz 18. ayda gündüze de bir el attık. Yani sonunda yine gece boyunca emmeden ve kalkmadan uyuyan, gündüz de efendi gibi emen bir çocuk oldu elimizde :)) Günde sadece iki kere emiyordu. Ne zaman Türkiye'ye gittik, düzeni bozuldu ve hafif rahatsızlandı işte o zaman gece kalkmaları, devamlı memeye yapışık olmak istemeler, madem gece geliyor gündüz de isterim demeler tekrardan hortladı. Dönünce evimizde de düzenimize dönemeyince iş çığırından çıktı. Aslında niyetim iki yaşına kadar emzirmekti. Ama beni düşündüren ise tam iki yaş civarı yine Türkiye'de olacak olmamızdı. Şimdi bunu düşünüyorum ama aslında bu yaz Türkiye'ye gitmeden önce her şeyi oraya bırakıyordum. Hatta tuvalet eğitimi bile veriyordum orada :) Memeyi bile kesebilirdim duruma göre... Burada tek başıma olduğum için tüm gün oyalayamayacağımı, orada çok sıkışırsam anneme bırakıp gün içinde uzaklaşarak her ikimiz için de daha kolaylaştırabileceğimi düşünüyordum. Bunun gibi çok da mantıklı gibi görünen projelerim vardı! Ne büyük bir saçmalıkmış! Böyle büyük değişimlerin çocuğun düzeni içinde olması gerektiğini çok net anladım. Biz hallettiğimiz mevzuları bile bozup geldik. Mevcudu korusak yetecek bana artık :) Okuyanlar lütfen normal bir tatil ya da ziyaret gibi düşünmesin lütfen. Gurbetçilik başkaymış, tek gidişte çok net öğrendik bunu...

Gelelim asıl mevzuya, nasıl bıraktığımıza.... İki yaşı beklememeyi ve bu işi ikinci Türkiye ziyaretinden önce bitirmeyi kafama koyduğum ilk günden itibaren Demir ile konuşmaya başladım. Şimdilik meme emebileceğini ama sütün giderek azaldığını ve bir gün biteceğini anlattım. Fakat endişelenmemesi gerektiğini kendisinin tüm mamaları çok güzel yeyip içebileceğini, memelerin aslında bunları yapamayan küçük bebekler için olduğunu onunsa giderek büyüdüğünü ve hiç bir yetişkinin meme emmediğini söyledim. Örnekler verdim. Meme bittiğinde emerse memelerin "uf" olabileceğini de eklemeyi de unutmadım :) Meme emmekten büyük keyif aldığını bildiğimi eğer süt bittiğinde emmek isterse onun yerine ona sarılabileceğimi, öpebileceğimi, koklayabileceğimi bunların da en az emmek kadar keyif verebileceğini yürekten uygulayarak gösterdim. Onu hep çok seveceğimi emmenin aramızdaki en önemli ve tek bağ olmadığını daha basit cümleler ile anlattım. Şimdi anlıyorum ki bunları biraz da kendime söylemişim :) O da baktı, dinledi ama anladığından emin değildim. En son bir cuma sabahı hafta sonu Berk'in de ev de olacağından cesaret alarak son kez uzun uzun emzirdim. Çoook zor olacaktı ya, isyan çıkaracaktı aynı 18. ayda gece emmesini kestiğimiz zaman ki gibi... Akşam yatma vakti geldiğinde "Annecim meme bitti galiba, biraz da uf olmuşlar. Bak bant yapıştırdım." dedim. İkilemedi bile, yattı uyudu. Yalnız önemli bir not; bir süredir Demir uyumadan önce emse bile kendi kendine uyumak istiyordu. Yani meme ile uyku ilişkisini koparmıştık. Bu işimizi çok kolaylaştırdı. Neyse gece kalktı. Ne yapacağını bilemedi ama meme de istemedi! Söylendi. Gitti dolabı açtı ve sütü gösterdi! Aylar öncesinden acaba içer mi diye denemek için verdiğimin dışında hiç süt vermemiştim Demir'e. O zaman çok net anladım anlattıklarım yazılmıştı bir kenara. Büyüdün, emmek yerine içebilirsin! Sütünü içti ve sarıldı bana uyudu. Aslında niyetim "bak meme yerine bundan sonra gece bunu içebilirsin" demek değildi. O kendisi yorumlamış :) Şimdilik sütü kolayımızda bulundurup ayılmasını engellemek için dayamıyorum. Ama kalkıp buzdolabına kadar giderse de "hayır içemezsin" de demiyorum. O gün bu gündür hiç emeceğim diye tutturmadı. Söylendi ama çoktan kabul etmişti durumu. Tam gününü hatırlamıyorum ama en fazla dördüncü ya da beşinci gün aç diye tutturdu. Eyvaah dedim! Ama mecbur açtım. Baktı, öptü, kokladı, üstüne yattı. Kabul etse de besbelli çok özlüyordu... Bense ağladım ve kendimi zor tuttum...

Ben demişken... İlk günü çok ama çok zor geçirdim. Artık memeden bana boncuk boncuk bakıp cilve yapmayacak mı deyip deyip ağladım :( Bir yandan da inanılmaz sancı çekiyordum . Göğüslerim fena dolmuştu. Süt biriktikçe kendimi daha da kötü hissediyordum. Vardı ve ben vermiyordum... İlk bir haftası çok zor olmak ile birlikte iki haftayı buldu doluluk hissinin geçmesi. Kalbimdeki boşluğu ise henüz tam dolmadı. O kadar konuştum. Demir anlıyor mu diye şüpheye düştüm ama sanırım o benden daha iyi anlamıştı anlattıklarımı...

Geçen gün ara ara yaptığı gibi yine açtı göğüslerimi ve en acıklı sesi ile " Meme bitti, bitti meme" dedi, öptü ve kapattı...


Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

6 Response to "Her Aşk Bitermiş Bir Gün...."

  1. umut 27 Ağustos 2010 12:45
    Hadi hayırlı uğurlu olsun bakalım. Hep Demir'in tarafından düşünüyorduk da kız tarafını hesaba katmamışız. Nasıl anlatmak o! Benim emziresim geldi vallahi.
    Şu yazdıklarından Demir'in durumu daha olgunlukla kabullendiği çıkıyor, umarım gerçekte de öyledir. Kolay gelsin ikinize de.

    Aman dikkat et sen de, boşluğu doldurmak için içkiye sigaraya verme kendini.
  2. ilal 29 Ağustos 2010 21:24
    evet insan çok tuhaf hissediyor kendini...o güzel bağ ve dakikalar birdaha yaşanmayacakmış gibi geliyor fakat öyle olmuyormuş:)
  3. Ayse 16 Aralık 2010 09:55
    Cok duygulandim, aynisi benim basimda. Oglum 2 hafta sonra 2 yasında olacak ve ben hala gunde 3-4 kere emziriyorum.

    Herkes emzirmeyi birakmamin en iyi olacagi gorusunde ama ben bunu henuz kabullenemedim. Onunla aramizdaki en onemli bagin kopacagini dusunuyorum.

    Yazinizin son paragrafinda gozyaslarima hakim olamadim...
  4. Evrim 5 Ocak 2011 23:01
    Ayşe yorumun biz seyahatteyken gelmiş ve dönüşte kaçırmışım. Umarım en kolay şekilde sonuçlandırırsınız. Zor oluyor gerçekten. Önemli bir bağ kopuyor ama anne çocuk arasında görünmez , açıklanamaz bambaşka bir bağ var ve onu hiç bir güç koparamaz. Ve çok şükür ki bu bağ her geçen gün güçleniyor :)) Mutluyum :))
  5. Ayse 20 Şubat 2011 22:45
    Hala emziriyorum, nasil ama? :) Cesaretimi henuz toplayamadim..Askere gidene kadar meme vercem galiba:) Zaten kucagima da sigmiyor artik kerata..Umarim bir gun senin gibi iradeli olup halledecegim..Kac hafta aglarim bilemiyorum tabi ki..
    Bu arada kendimi desifre etmek gibi olmasin ama ben Emrah'in Cennet'ten arkadasiyim ve blogunu tesadufen gordum :) Selamlar...
  6. 3kişilikDünyam 8 Ağustos 2011 12:41
    yaaa çok acıklı geldi bana bu yazı (bebeğim 6 aylık daha, emziriyorumda :) )
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...