Kim Demiş Tüm Kuğular Naiftir ve Tüm Sirkler Sirktir Diye?

Bir kaç gündür oğlan kontrolden çıkmış, O delirdikçe bana da gelmeye başlamışlardı. Her an patlayacak bir bomba gibi geziyordum ortalıkta. Biraz huzura ihtiyacım vardı. Biraz??? Dışarı çıkalım dedik, huzurlu bir yerlere gidelim... İlk gittiğimizde bizi cennette gibi hissettiren Brasschaat Park'ta karar kıldık. Oradaki göletin kenarında bir şeyler yemek ve biraz yürüyüş gerilen tellere iyi gelir dedik. Zaten Berk günlerdir ıspanaklı börek türküsü çağırıyordu. Yapayım, onu yiyelim dedim. Atladı tabi :) İşten geldiği gibi böreği fırından çıkarıp tepsisi ile kaparak parka gittik. Hafta içi ve biraz da serin olunca daha önce gittğimiz günlere göre çok daha huzurluydu. Kuğular, kazlar, ördekler... Gölete doğru bir banka oturduk ve böreğimizi açıp tam yemeğe başladık ki bir kuğu "bağa da vir!" diye burnumuzun dibinde bitti. O kıvrık boyunlarını açınca ne uzunmuş onlar! Kafamızdaki sularda süzülen naif kuğu resminden eser yoktu. Bir tek tırsmayan ve kıkırdayan Demir'di. Berk tepsiyi kaptı, ben Demir'i koşmaya başladık. En önde tepsi ile Berk, arkada Demir kucağımda ben, daha arkada bir kuğu, bir kaç kaz ve en az 30-40 tane ördek... Bir yandan da Demir'i korkutmamak için konuşuyorum. "Oğlum mamamızın hepsini istiyor. Çok acıkmış. Biz başka yerde yiyelim. Görmesin. Kalınca mamamızı paylaşırız...." Yedi mi bilmiyorum. Gerçi bu kovalamacadan pek bir zevk aldı. Kıkır kıkır gülüyordu. Neyse baktık peşimizi bıraktılar bir yere oturduk ve tekrar yemeğe başladık. Israrcı minik bir ördek yanımıza kadar gelince dayanamadım minik bir parça vermek gafletinde bulundum. Nasıl anladılar bilmiyorum aynı sürü daha fazlası ile üzerimize koşmaya başladı. Biz yine kaçar... Kaça, kaça kendimizi bir sirkte bulduk :)) Çocuklar gibi şendim. "Sirk burnumuzun dibinde bitti, ne güzel" derken Berk gitti sordu. Koskoca "Circus Ronaldo" yazan çadır sirk değil çadır tiyatrosuymuş. Bizim sıpa için de uygun değil tabi...

Neyse çok tatlı bir canlı müzik vardı. Kenarda köşede oturup börek yerken onu dinledik. Kültürlenmeye gelen millet bizi görünce ne düşündü bilmiyorum ama bizim için çok keyifliydi. Demir tüm çadır alanını gezdi. İnsanın yanında ufaklık olunca topu ona atarak normal de yapamayacaklarını yapıp, giremeyeceği yerlere girebilmesi güzel bir duygu aslında. Tiyatrocuların karavanları arasında gezdik. Yaşıyordu resmen. Karavanların dışına asılmış çamaşırlar. Karavan pencerelerinde dantelli perdeler. Giremesek bile bu hoş atmosferi solumak güzeldi. Sonradan araştırdım biraz bu grubu. Bu nesilden nesile geçen ve şu an 6. kuşakta olan gezici bir tiyatroymuş. Daha fazlasını merak edenler için buraya bir tık

Sonuç ne mi oldu? Deliren oğlan ve onu oyalamaya çalışan anne rutininden bunalan anneye bir kaç saat içinde kuğu saldırısı ve sirk görünümünde tiyatro gibi sıra dışı şeyler ile karşılaşmak iyi geldi tabi....


Merak edene;

Burası saldırgan kuğuların yaşadığı gölet
IMG_3661

Burası da boylu boyunca kaçmak zorunda kaldığımız çimenlik. En dipte görünen minik yapı o gölet üstündeki yer...
IMG_3598

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

5 Response to "Kim Demiş Tüm Kuğular Naiftir ve Tüm Sirkler Sirktir Diye?"

  1. Minerva 17 Eylül 2010 13:14
    "bağa da vir" ahahah :)) Ben olacaktım orada bak görsen nasıl sarmaş dolaş olmuştuk ördeklerle, kuğularla. Bende sizi kovalayanlardan biri olurdum kesin. Bağa da viiiiirrrr :))
  2. Başak Çelik 17 Eylül 2010 14:02
    Gözüm döndü fotolara bakarken, ben de orda ördeklerden, kazlardan ve kuğulardan kaçmak istiyorum!!! Kampta, ördeklerin bulunduğu göleti telle çevrelemişler diye üzülümüştüm ama müstehakmiş onlara :D
  3. Burcu 17 Eylül 2010 17:52
    evet bu hayvancıkların bööle şuursuz davranışları oldğunu kızkardeşimi kovalarlarken görmüştüm :))
  4. Evrim 20 Eylül 2010 21:59
    Duygu börekten başka bir şeyi görmüyordu bunların gözü. Hanidir gideriz sadece süzüm süzüm süzülürlerdi suda. Senin diyalog da 2 dk yani börek bitene kadar olurdu herhalde bu kuğu liderliğindeki ordu ile :)

    Güzel park di mi Başak? Biz de çok sevdik burayı. Bir de o kadar büyük ki! Çayır çimen, ormanlık alan, çocuk parkları, çiçek bahçeleri...

    Burcu, ben ne görmüş ne duymuştum kuğuların saldırdığını. Hani bana sorsan yaklaşsam yüzü kızarır herhalde derdim. Öyle bir imajı vardı bende :P
  5. hur general 22 Eylül 2010 21:22
    Ya o saldırıyı tahmin edebiliyorum. Bir kere Atatürk Arberetumunda kuğular bize öyle saldırdılar ve elimizdeki poşetleri bırakıp kaçtık, onları parçaladılar. Dehşet bir olay bence...Rana
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...