Gördüğümü Tamam Ama İşittiğimi Asla!

Biz anneler şu iki uç söylemi çok kullanıyoruz; "Her çocuk farklı canııım!" ve "Bu çocuklarda yukarıdan programlı mı geliyor ne! İki gün önce yada iki gün sonra hep aynı şeyleri yapıyorlar."

Doğru mu? İkisi de doğru :) Hele ilk bir yıl için... Sanırım sıpalar büyüdükçe ve kişisel özellikleri giderek belirginleştikçe "farklı canııım!" daha güçlü bir önerme oluyor, olacak. Ama bazı konuları farklı zamanlarda yapsalar bile ne kadar benzer yollardan geçtiklerini görerek hayrete düştüğümüz de az olmadı hani. Hepimizin "Ayneeen!" dediği durumlar çok olmuştur diye düşünüyorum. Benim oldu...

Demir hep görsel konulara yaşıtlarına göre daha ilgili oldu ve bunun doğal sonucu olarak da bu konularda biraz daha hızlı oldu. Puzzle yapmayı ve lego oynamayı hep çok sevdi. Bu da onu iki yaşını devirmeden 20 parçalı puzzle yapabilen (linkteki 16 parçalı :) 20'lik olanı çekmedim :)), legolardan somut bir şeyler ortaya çıkarabilen biri yaptı. Ama şimdi görüyorum ki Demir -önce ya da sonra fark etmez- lego yaparken şu yoldan geçti. Önce dümdüz, parçaları birbirine tek tek takarak kuleler yaptı. Sonra yatayda duvar ördü. En son olarak da üç boyutlu hacimli, düzgün kuleler yaptı. Genelleme yapmak için yeterli gözlemim olmasa da lego oynamaya yeni başlayan çocukların hepsinin önce parçaları uç uca eklediğini görüyorum. Yani genelde benzer yollardan geçiyorlar. Tabi ki bu bir kural olamaz. Olsa bile bunu söyleyebilecek bir yetkim, bir konumum, bir araştırmam yok. Bu sadece benim bir gözlemim...

Ama genelleme dışı çocuklar ve konular her alanda olduğu gibi mutlaka olacaktır....

Mesela bana sorarsanız Demir'in konuşması gibi :) Gördüklerinde iyiyken, işittikleri konusunda hiç iyi olmadı Demir. Hani şu aylık gelişim listeleri vardır ya. Mesela onlarda artık söylenenleri tekrarlar dediğinde tekrarlamıyordu. Çok erken de-de, ba-ba gibi hece tekrarlarına başlayınca "Erken konuşacak bu" diyenlerin hepsini yalancı çıkardı. Yaşına onun üzerinde kelime ile girse bile konuşmada 15.-20. aylar arasında büyük bir duraklama yaşadı. Yani herkesin hızlandığı aylarda :) Söylediği kelimeleri söyledi, söyleyemediklerini de ben söyledim diye asla tekrar etmeye çalışmadı. Bir gün bir yerde yerinde kullandığını gördüm hep. Uzman değilim ama iddia edebilirim Demir konuşmayı tekrar ederek öğrenmiyor. En azından dışarıdan ve sesli :) Kopyalamadığı kelimelerden çok anlatım biçimleri aslında. Konuşması giderek gelişiyor ama farklı. Gerçekten gözlemlediğim diğer çocuklardan çok farklı.

Bakın size örnek. Bir oyuncağın birbirinin aynı iki topu var. Ben, biri ortada yokken hayatta "İkincisi nerede bunun?" diye aramam. "Diğer top nerede acaba?" veya "Öteki nerede?" diye ararım. Demir topu eline almış "İkki, ikki neyde?" diyor. Topun ikincisini arıyor. Kesinlikle kalıp öğrenmiyor. Derdini anlatmak için kendince yollar buluyor. Buradaki kurduğu mantık herhalde şöyle. Bundan iki tane var. Bir burada, iki nerede...

Daha önce da anlattığım gibi öğrendiği kelimeyi suyunu çıkarana kadar kullanıyor. Özellikle de fiilleri. "Bu" kelimesini keşfetmesi hiç iyi olmadı. Bunu ver, bunu aç, buna koy... Eğer "şey" i de keşfederse yandık :) "Şeyi şeyden şey yap" diye konuşacak sanırım.

Hani okudukça kullandığın kelime hazinesi genişler söylemi bu yaş grubu daha doğrusu öğrenme aşamasındakiler için geçerli mi bilmiyorum ama kitaplar ile aramız da hep iyi oldu. Zaten görsel dikkati çok fazla olduğu için çok erkenden kitap okumaya başladık. Zengin bir kütüphanemiz var (halamız sağolsun :)) Kelime hazinesi çok büyük değil ama belki de kitaplar sayesinde ilginç kelimeleri var. Bu akşam ince süngerimsi malzemeden irili ufaklı rengarenk kesilmiş şekiller ile resim yapmaya çalışırken söylediği şeye bakın "Büyüü daade (büyük daire)" Yahu sen -atıyorum- "masa" demeyen adamsın. Daire ile falan ne işin olur! Hani derseniz onu öğretmişsiniz çocuğa. Çocuk ne yapsın? Doğru! Bu el kadar bebe kitaplarında "Eşkenar dörtgen" bile varken daire demişimdir. Hatta dedim. Ama herhalde bir kez daire dediysem en az on kez masa demişimdir.

Türkçe'nin temel cümle yapısı belli; özne, yüklem, nesne... Sen önce doldur nesneleri ve yüklemleri bir hayatına. Sıfatlar ve tanımlamalar ile ne işin olur daha diğer kısmı kıvıramamışken...

Ama işte bu Demir sıpası, "Anne bak! Araba geliyor." demek yerine heyecanla "Büyüü siyaa ayaba" diyor. Zaten dünyayı ikiye bölmek ile meşgul şu günlerde büyükler ve küçükler...

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

4 Response to "Gördüğümü Tamam Ama İşittiğimi Asla!"

  1. Hülyanın Tunası 8 Aralık 2010 06:40
    al işte... gene aynı tuna diicem ve hiç şaşırmayacaksın di mi?
  2. Evrim 8 Aralık 2010 08:14
    Bu çocuklarda yukarıdan VERSİYON VERSİYON programlı mı geliyor ne! :P
  3. YesiM 8 Aralık 2010 09:25
    1) Ikinci top olayi super, matematigi de kavramaya baslamis arkadas, bravo diyorum!
    2)Demir'in konusmasi gercekten farkli gelisiyor, hic tekrar ettigini duymadim ben de. Ama iki hafta once gordugum Demir ile bu haftaki Demir arasinda konusma yonunden epey fark gozlemledim.
    3) Bir de hep soyledigim gibi halaniz super valla :))
  4. Evrim 9 Aralık 2010 22:48
    Yesim :)

    1) Valla ikiye takılan bir matematik bilgimiz var evet :) Bir dilim mandalina vereyim eline diğer elini gösterip `ikki, ikki` diyor yani "İki tane ver" :)

    2) Bu günlerde hızlandı evet. Bu gün ilk defa iki fiili cümle kurdu mesela. "Anne otur, oku!" . Kaba biraz kendileri :) "Çok konuşma otur da bana kitap oku " dedi resmen :)

    3) Ehehe evet superdir :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...