Veni Vidi Vici Roma

Ne gidişti ama... Sabah kalktık. Sadece son hazırlıklar yapılacak ve yola çıkılacaktı. Ama pek öyle olmadı. Burada çocuğun seyahat edebilmesi için ayrıca resimli bir kimlik daha var. Son anda Berk onu sordu. Pasaportun arasından hiç çıkmayan kimlik yoktu! Evi alt üst ettik. Yok, yok, yok... Delirme noktasındaydım. İkinci Roma fırsatı da kaçıyordu! Olamazdı! Çok basit karton bir kimlik yüzünden olamazdı! Sabah 9'da açılan belediyenin kapısına dayandık. İlk sıralarda yer aldık. Görevli, polisten kayıp kağıdı olmadan yenisini veremeyeceğini söyledi. Ama beni o halde görünce hemen arkada binadaki polis merkezine telefon ile durumu haber etti. Hemen bahsettiği kağıdı almamız için bizi yönlendirdi. Kendisi de kimliği hazırlamaya başladı. Gerçekten de kağıdı vermeye gittiğimizde kimlik hazırdı. Tüm bunlar bittiğinde saat sadece 9:30'du! Sonuç olarak yetiştik ve Roma'ya uçtuk.

Otel oldukça ilginçti. Bence adını "Gizli Bahçe" yada benzeri bir şeye çevirmeleri çok yerinde bir hareket olur. Lobi ya da benzeri bir şey yok. Resmen bir hana giriyormuşsunuz hissi veriyor. Asansör hani şu çok eski halatları meydanda, ahşap kapılı, antika asansörler olur ya onlardan. Her ne kadar başlangıçta işkillensek de odalar beklentilerimizin bile üstündeydi. Foto ve aqua terapili duşumuz bile vardı :)

Roma ise.. Aaah Roma ise... Çok ama çok güzeldi. İlk defa bir şehirden bu kadar etkilendim. Üzerimizden yağmur, dolu, kar, güneş hepsi ama hepsi geçti. Ama umurumuz olmadı! Ayrılırken etkilenmişliğin dışında en yoğun hissim şehire hakkını verememe duygusuydu. Berk ile ilk olarak bir kez daha "Melekler ve Şeytanlar" filmini izleyeceğiz. Sonra da en kısa zamanda hakkını vermek üzere tekrar Roma"ya gitmeyi hayal ediyoruz.

İnsanı en çok etkileyen her köşeyi dönüşte karşınıza muhteşem bir yapının çıkışı ve bunların mimarisi aslında. O kadar karakteristik ki! En öncelikli hissettiklerim güç, kudret ve sağlamlıktı. Dışarıdan sade bir ihtişamı var hepsinin. Ama içleri! Özellikle dini yerlerin içleri pes dedirtecek kadar süslü...

Niyetim pek mekan mekan ve gün gün anlatmak değil. Resimler ile anlatmak istiyorum. 800 adedin üstünde fotoğraf çekmişiz. Resim edilmeye değer güzelliklerin hepsini göstermem mümkün değil. Bir blogun kaldıracağı maksimum resim ile gösterelim bakalım. Bu arada resimlere bakınca şunu da anladım ki Roma mimarisi pek de fotojenik değil :) Mutlaka görmek ve o gücü hissetmek gerekiyor. Resimler aynı etkiyi kesinlikle vermiyor.

IMG_4514
Uçabilmenin rehaveti ile rahat bir yolculuk geçirdik.
IMG_4729
Üzerimizden yağmur geçtiğinin ispatı :)
IMG_7257
St. Pietro Klisesi - Vatikan (Dünyanın en büyük klisesi)
IMG_7552
St. Pietro klisesi - İçeriden görünüş
IMG_7538
St Pietro - Michelangelo imzalı Pieta - Meryem Ana ve İsa ( Michelangelo normalde eserlerini imzalamazmış fakat bu eser başka birine atfedilince İsa'nın kuşağına imzasını atmış)
IMG_7580
St Pietro Klisesinde Baba ve oğul :)
IMG_7630
Roma'ya en son kar geçen sene Şubat'ta bir kez ve ondan önce ise en son1980'ler ortasında yağmış. Biz görme şerefine eriştik :)
IMG_7641
İsa'nın cennetin anahtarlarını verişi ve kar
IMG_7453

IMG_7467
Galery of Tapestry'nin tavanı. Tüm tavanda sadece boyama kullanılmış. Ben inanmakta güçlük çektim. Tüm figürler kabartma gibi duruyordu. Fotoğraf kesinlikle aynı etki veremiyor.
IMG_7475
Galery of Maps. Artık pes dediğim nokta.
IMG_7493
Galery of maps - koridor sonu...
romayunan
Roma ve Yunan sanatçıların farkı. Yunan idealist, Romalı realist.. En soldaki Apollo erkekde  kusursuz güzelliği temsil ediyor. Hatta İtalya'da "Apollo gibi çocuk" diye bir tabir varmış.
IMG_7739
Fontana de Trevi- Aşıklar çeşmesi. Daha doğrusu dörte biri. Ayrıca geniş açı lens almamız gerektiğinin ispatı. Her köşeyi dönünce etkileyici bir yapı demiştim ya işte tam arada derede kalan mahalle arası bir bina ve hepsini çekmenize izin vermeyen çekim mesafesi


IMG_7749
Aşıklar çeşmesi ve Ben..
IMG_7712
II Victor Emmanuel Anıtı
IMG_7774
Colesium ve Ben
IMG_7874
Collesium içinde iki kuzu ile
IMG_7822
En alt kısımda görünen yerler mahkum ve hayvanların tutulduğu kısım. Üzeri tahta ile örtülüp, kum ile kaplanarak arena ya çeviriliyor ve dövüşler yapılıyormuş. Bu arada Demir'e ona göre Collesium'un ne olduğunu sordum. Dağ olduğunu söyledi :)
IMG_7899
Demir ve Ela tarihi incelemede. Ela taş yerinde ağırdır testi yapıyor.
IMG_7926
Collesium'da fotocu Ela ve Demir
IMG_7955
Bir tane de ailecek olsun :)
IMG_7995
Ela ve Demir müze  turunda.
IMG_8001
Sümüklü Demir ve Ela yoruldular, dinleniyorlar.
IMG_8048
Diğer açıdan Collesium
IMG_7969
Ela ve Demir Roma'yı yaktılar. Kaçıyorlar :)
IMG_7335
Foto şipşak Demir

O kadar çok yer var ki gösterilmesi gereken Pantheon, bizim gidemediğimiz İspanyol merdivenleri, St. Angelo kalesi, Tiber Nehri ve üstündeki köprüler, Novana meydanı , fotoğraflanmasına izin verilmeyen Sistine Şapel,  Roma forumu, bir yığın adını bilmediğim basilica, anıt...  Ama benden bu kadar.

Bir de gidişimizi aratmayan dönüşümüz var ki evlere şenlik. Gecenin yarısı bir saatten fazla bavul bekledik kollarımızda uyuyan çocuklar ile. Hem de bavulumuz bile yokken. Pusetlerimizi bagaj bölümüne veren görevliler yüzünden.

Ama olsun her şeye ama her şeye değerdi...



Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

5 Response to "Veni Vidi Vici Roma"

  1. Gulcin 20 Aralık 2010 10:25
    Oncelikle merhaba,
    Roma gorunce yazmadan edemedim fotograflar sahane ellerinize saglik. ben nedense en cok Victor Emmanuel Anıtıni seviyorum. Her sokagi ayri sahane size katiliyorum.
    Paylsim icin cok tesekkurler
  2. Bahar 20 Aralık 2010 11:11
    Çok keyifli bir seyahat olmuş, ne mutlu size. Eşimin de bu sene arabayla gitme planları var, bakalım mümkün olabilecek mi? :))
    Bu arada minik fotoğrafçılarınıza bayıldım :))
  3. Evrim 21 Aralık 2010 15:27
    Gülçin, ben de çok beğendim Victor Emmanuel anıtını. Ama 1911 de tasarlandığını öğrenince biraz hayal kırıklığına uğradım. Daha tarihi bir yer bekliyordum. Nedense :)
    Bahar, gerçekten çok keyifli bir seyahat oldu. Fotoğrafçılarımız dağı talı fotoğrafladılar :) Bu arada araba ile zor yafu :) hele sıpayı da götürmeyi düşünüyorsanız :)
  4. nilo 21 Aralık 2010 22:35
    Ay resimleri görünce heyecanlandım, balayımız aklıma geldiiii:))) süperdi dimi Roma:))
  5. Kon-Tiki (Ashley) 6 Ocak 2011 09:09
    Demir sümüklerin ve foto makinan ne tatlı :D Tıpkı sen :D
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...