Ayran İçtik Ayrı Düştük Blog!

Ayran içtik ayrı düştük sevgili blogum. Özledim seni! Ama hiç vakit yok ki yazacak. Demir bu gün uzun bir aradan sonra ilk defa dokuzda uyumak istedi de anneannesi ile gitti odasına. Sonuç ne olacak bilinmez ama dakika kaybetmeden başladım yazmaya

Birbirinden alakasız çok konu var anlatılacak. En iyisi kısa kısa notlar halinde yazmak herhalde;

- 22 Ocak'ta annem ve babam geldi de babam çoktan döndü bile. Çok kalamayacağı için yoğun bir dört gün geçirerek Amsterdam, Brugge, Gent ve Antwerp'i gezdik ve babamı Türkiye'ye yolcu ettik. Annem 7 Şubat'a kadar bizimle...

Soğuk havalarda gün boyu sokaklarda gezmekten işte böyle al al oldu Demir'in yanakları;
secme26

-Bir seneye yakındır gündüzleri Demir dışında herhangi bir bağım olmadan yaşayıp giderken annemler gelmeden iki gün önce Flamanca kursuna başlamam gerekmesi de kötü bir tesadüf oldu. Hem de haftada dört gün ve öğleden sonra 1-5 arası olması nedeni ile tüm hafta içini plan yapılamaz duruma getirecek şekilde... Ama bir dönem daha beklememem için başlamam gerekiyordu. İyi gidiyor şimdilik ama emek istiyor gerçekten. Annem gittikten sonra Demir ile nasıl olacak bakalım.

- Eee Demir ne yapıyor ben kurstayken? O da haftada dört yarım gün kreşe başladı. Uyum kursu boyunca ilerleme kaydetse de tam alışamadan kurs bitmiş ve kreşi bırakmıştık. Şimdi yeniden başladık. Bu gün 6. gün ve ilk defa sıfır ağlama ile günü kapattık. Gittiğimde gayet mutlu oynuyordu. Yarın ne olacak bilmiyorum. Umarım kreşteki mutlu günlerimizin ilk günüydü bu gün. Bu arada ağzını yuvarlayarak uyduruk bir şeyler konuşmaya başladı ya da bize uyduruk geliyor. Ya kreşte duydukları komik geliyor kendince dalga geçiyor ya da gerçekten bir şeyler söylemeye çalışıyor da biz anlayamıyoruz. Yalnız "drie, vier, vijf" (3,4,5) gibi şeyler de söylemeye çalışıyor sanki, sanki...

-Tamamen kendinden gelen talep ile başlayan tuvalet eğitimi bu yoğun gezme temposu ve kreş ile sekteye uğradı. Zaten onun da hevesi kaçtı sanki. Tüm gün altını açık bırakırken kurs ile birlikte hafta içleri tam gün ortasında altını bağlayıp kreşe götürmek durumunda kalmaya başladım. Hafta sonu derseniz tüm gün dışarıdayız zaten. Ama çişini tutabildiğinden eminim. Altını tamamen açık bıraktığım son günlerden bir günde sabah 9'dan akşam 6'ya kadar (öğle uykusu da dahil) hiç çişini yapmadı. En son 6'da o kadar çok çişi gelmişti ki dans ediyordu ama lazımlığa oturmayı reddediyordu. Artık salmak durumunda kaldığı anda lazımlığı tuttum önüne ama kesinlikle oturmak istemedi. Şöyle bir durum var; biliyor, farkında, kontrol edebiliyor ama lazımlığa bırakamıyor. Sanki fizyolojik olarak hazır ama psikolojik olarak hazır değil gibi. Bir kere bırakabilse... Yanlış anlaşılmasın beze yada dona bırakma konusunda hiiiç sorunu yok. Altı tamamen çıplak ve uyuyor ise tutuyor. Ne yapmam gerektiği konusunda kararsızım.

- Büyük azı dişleri geliyor! Geçen perşembe kreşten yüzün sol tarafı şiş bir şekilde aldım. Ne tuhaf bir duyguymuş. Morluk, ezik yada çizik yok. Hani darbe almadığı belli. Ayrıca alabilir de; düşebilir, başka bir çocuk oyuncak ile vurabilir ama yine de insanın içi bir tuhaf oluyor. Olabilecek en iğrenç şeyin aklından bir kaç saniye bile geçmesi dayanılmaz bir rahatsızlık hissi veriyor insana. Diş geliyorum diye bağırıyordu aslında da bakamıyorduk ki! Sağolsun Yeşim benim yapamadığımı yapıp Ela'nın doktor seti ile Demir'in ağzını açıp baktı da gördü :) Yoksa ben parmağımı Demir'e koparttıracaktım. Az kalmıştı. Doktor setini görünce dili bastıran aparatı kendiliğinden ağzına soktu. Don kişotluğun lüzumu yokmuş. Tez zamanda gerçeğine benzeyen doktor seti alınıp, doktorculuk oynanıla...

- Bu da diş gelişi ile bağlantılı bir durum; pek iştahsız son günlerde. Aslında daha çok boğazına göre şey arar oldu. Sadece "Bittübi!" ile yaşasa pek mutlu olacak. Bu yememe halleri bir kaç öğün olunca bünye katlanıyor da uzayınca ana yüreği dayanmıyor. Seveceği şeyleri yapıp vermeler, sofra dışında sağda solda yemesine izin vermeler, peşinde koşmalar, hatta yedirmeler vs. Sonumuz hayır olsun...


Bu arada yazının başında uyumaya gittiler dedim ya geri geldiler ama yine de son günler için erken sayılabilecek bir zamanda -10:15 de- uyudu...

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

1 Response to "Ayran İçtik Ayrı Düştük Blog!"

  1. Adsız 4 Şubat 2011 10:50
    Evrimcim, ne güzel takip ediyordum ben, bu kadar ara verme lütfen
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...