Monchau Sokaklarını Yıkamış Olsa da...

Bir süredir tuvalet eğitimi ile boğuşuyorduk. Bazı soru ve sorunlarımız vardı. Çocuk eğitiminde anne babaya destek olan "Opvoedingswinkel" adlı Flaman kuruluşu kendim anlatmışken yardım istemek ya da yardım almak adetlerimiz arasında olmadığı için danışmak biraz geç aklımıza geldi. Neyse geç de olsa geldi de ağırlıklı bu konuda konuşmak üzere gittik. Yakalamışken iki yaş çıkmazlarımızı da araya sıkıştırdık ama onları daha sonra anlatırım.

Tuvalet eğitimi denemelerine bir kaç ay önce Demir'den gelen talep üzerine başlamıştık. Hatta tamamen kendi başına gidip çişini yaptığı isabetli atışları da olmuştu ama temel iki sorunumuz vardı.

  • Çıplak ise çişini tutuyor. Ama üzerinde bir şey var ise bez varmış muamelesi yaparak salıyordu. Tutması da ayrı bir sorundu. Çünkü çoğu zaman acı çekene kadar tutuyordu.
  • Kesinlikle kendi lazımlığından başka bir lazımlığa oturmuyordu. Evdeki adaptör de dahil.
Görevli öncelikle çişini iki saatten fazla tutabiliyor mu, kıyafetlerini kendi çıkarabiliyor mu, lazımlığa istekli oturuyor mu, ne işe yaradığını biliyor mu gibi çocuğun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını anlamak için gerekli soruları sordu. Demir'in fiziksel olarak hazır olduğu kesindi. Bırakın iki saati on iki saat bile çişini tutabiliyordu.

Daha sonra bizi ve o güne kadar bu konuda yaptıklarımızı dinlendi. Konuyu anlatma şeklimiz, zorlamayışımız, kazalardaki tepkilerimizden hareketle genel olarak doğru davrandığımızı söyledi ama iki noktada bizi düzeltti;

  • Lazımlıkta biraz daha kısa oturtmak. Ben isabetli atış yakalama adına üzerinde epey oyalıyordum. Ne için olduğunu bilse de oturak muamelesi yapmanın doğru olmayacağını söyledi. Kısacası ortalama 10 dk'yı aşmayacak kadar oturacak, yaparak ya da yapmayarak kalkacak...
  • Çişini her an yapabileceğini bilsek bile ıslaklığı hissetmesi için kıyafeti giydirmek. Hatta ıslaklıktan rahatsız olması için biraz çişli bırakmak. Çünkü Demir'in sorunu fiziksel değil rahatsızlık ve gereklilik hissetmediğinden dolayı daha çok duygusaldı, çok da hevesli değildi.
Bunun dışında başlarda gece yatarken ve dışarı çıkarken altını bağlamamızı önerdi. Ama ben bir kere bağlayarak çıktığımda ertesi gün çişi gelince lazımlık yerine bezini bağlamamızı istediği için bizde bu önerinin çok doğru olmadığını düşünüyorum.

Temel olarak sıfırda olmadığımız için yaptıklarımıza ilaveten bu tavsiyelerini uygulayıp üç hafta sonra aldığımız aşamayı görüşmek üzere ayrıldık. O günden sonra evde bezi attık. Bir tek gece bağladık. Ama iki haftada sadece iki kere bezde çiş vardı. O iki günde de sabah altı gibi kalkmıştı. Yani uykuda yapılmış çişler değildiler. Bu yüzden 4-5 kez bezsiz de yatırdım. Sorun yaşamadık. Bu arada bu görüşmeden sonra kreş ile konuyu konuştum. Onların da cesaretlendirmesi ile kreşe de bezsiz gitti. Sabah evden yaparak gittiği ve sadece öğlene kadar kreşte kaldığı için çişini bir kere hariç hep tuttu. Ama başka lazımlığa oturma sorunumuzu çözememiş olduk. Hatta arkadaşı, canı, bir tanesi Ela'sının lazımlığını bile reddetti. Bu arada evde epey yol katettik. Benim tahmin ederek oturtmalarım yerini yavaş yavaş onun söylemelerine bıraktı.

Derken geçen hafta sonu Monchau'ya gittik. Tam da bezi bırakma aşamasında yani kırıp dizimizi evde oturtmamız gerektiği zamanda. İki seçenek vardı ya bezi bağlayıp biraz geriye gidecektik - ki kısa vadede bu benim için en rahatı olurdu- ya da bunu başka lazımlığa, adaptöre oturma sorunumuzu çözmek için fırsat olarak görecek ve risk alacaktık. Zoru seçtik :)

Otelde sabah akşam kullanırız diye düşünerek normal lazımlığını, sokaklarda kullanmak üzere portatif lazımlığını alarak tam teşekküllü olarak evden ayrıldık. Cumartesi ve pazarı sokaklarda geçirdik. Otelde kendi lazımlığını kullanmak çok sorun olmadı. Yani çok şükür evimde değilsem yapmam demedi :) Portatif olana tahmin ettiğimiz gibi sorun çıkardı ama ipod touch desteği ve biraz da zorda kalarak ilk kez umumi bir tuvalete çişini bıraktı. Daha sonrası çok daha kolay oldu. En azından üzerinde çivi varmış gibi yay gibi gerilip kalkmadı. Kimi zaman yaptı, kimi zaman yapmadı ama oturdu. Ben de Monchau'nun tuvaletlerini iyi öğrendim. Ama Pazar öğleden sonra sokağı yıkamayı da ihmal etmedi :) Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan Demir'den azca büyük, halden anlayan bir çocukla diyalogları çok hoştu. Manzara şu; Demir bacakları aralamış salıyor, çişler şortu aşıp bacaklardan süzülüyor, kalabalık sokak gülümseyerek ona bakıyor... Halden anlayan Rus çocuğumuz pusetine koştu hemen bir kağıt peçete kaptı ve Demir'e verdi. Demir de caddeyi silmeye yeltendi! Üstünü değiştirirken bir yandan da daha öğlen çişini yapmıştı diye düşünüyordum ki bizimki "Daha kaka var!" dedi ve anladım ki bu çiş sadece kaka öncüsüydü. Hemen dibinde olduğumuz bir çıkmaz sokağa daldık ve poşetli hali ile kesinlikle reddettiği portatif lazımlığı kutlamak da buraya nasip oldu. "Ooooo büyüüük kaka"yı da poşetleyip attıktan sonra bu tabuyu da yıktığımızı umarak Monchau'den ayrıldık.

Bakalım benim yokluğumda kreşte oturacağı günleri ne zaman göreceğiz ?


Monchau sokaklarında bezsiz totolu Demir fotoğrafları
monchau

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

1 Response to "Monchau Sokaklarını Yıkamış Olsa da..."

  1. Hülyanın Tunası 26 Nisan 2011 19:11
    bezli de yerim bezsiz de yerim :))
    çok guzel gidiyorsun bence evrim. harikasınız, bol şans
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...