Su Kuşu

Temmuz 2009. Bu, Demir'in ilk kez deniz ile tanıştığı günden bir fotoğraf. Son baharı ucundan yakalayan bir kış bebesi olunca ancak 8. ayında girdi ilk defa denize. Geç oldu ama güç olmadı. Çok sevdi, hep sevdi suyu.

Temmuz 2010. Su ile ikinci yazı. Bırakın beni, ben kendim yüzebilirim diyecek kadar rahat, mutlu ve huzurlu suda...

Mart 2011. İlk kaplıca deneyimi. Yine mutlu maymun...

Özellikle de iyice aklı ermeye başladıktan sonra gittiğimiz kaplıca tatilinden bu yana sürekli yüzmeye gitmek istiyordu. Ne zaman bir yere gideceğimizi söylesek yada Crocs'larını görse yüzmeye gideceğimizi bekler, umar olmuştu. Sonunda bu garibin sonu gelmez yalvarışlarına babası dayanamadı ve slip mayo giyme zorunluluğu olan havuza gitmeyi kabul ederek kendini feda etti(!) de bu hafta sonu emeline ulaştı yavrucak.

Berk "Gidelim ama baştan anlaşalım fotoğraf makinesini oraya sokmam" dediği için maalesef fotoğrafımız yok. Haklıydı da aslında. Farklı sıcaklıklarda havuzlar nedeni ile oldukça buharlı bir ortam vardı. Anlattıklarımla idare edeceksiniz artık...

Her zaman ki gibi çok mutlu oldu. Kelimenin tam anlamı ile delirdi, delirdi... Yine sürekli suya dalmak istedi. Yüzdüğünü sandı. Havuz suyunu içmeye çalıştı! İki ilk yaşadık. Biri benim hem korktuğum, hem de hep yapmak istediğim bir şeydi. Yapacağım şeyin sonrasında su korkusu yaratırmıyım diye endişeleniyordum ama risk aldım ve yaptım. Yetişkin havuzunda kolluksuz, simitsiz bir kaç saniyeliğine Demir'i bıraktım. Dibe doğru gitmesine izin verdim. Çıkardığımda "daha, daha" diyordu. Sevdi ama aslına yüzemediği gerçeği ile de böylece yüzleşti. Yanı umarım! Simitle ilerlemeye benzemiyor bu iş...

İkinci ilk ise şu. Bilen biliyor Demir biraz ödlektir. Çok temkinlidir. Hayatta risk almaz. Hala da öyle. Atlayamıyordu havuza ama atlıyor artık! Hem de 1,2,3 diyerek... Başta atlayamadı. Elini uzattı, hatta babası onu itsin istedi. Derdi suda dibe batmak değil kendini boşluğa bırakamamaktı. Biz de gıcık anne baba modeli olarak ısrarla havuz kenarına çıkarttık. Babası iterek havuza attığında çok mutluydu ama kendini bir türlü bırakamıyordu. Sonunda arkasını dönerek dötün dötün havuza girmeyi keşfetti. Tabi o dakikadan sonra bizim bütün çabalar boş! Biz kenara koydukça dötün dötün havuza girmeye, girince de bize nanik yaparcasına "bay bay" diyerek yüzmeye başladı. Ama günün sonunda nasıl oldu bilmiyorum ama birden bire kendi kendine cup cup atlar oldu suya. Hem de bize yeter oğlum artık dedirtecek kadar çok...

Yaz iyice gelsin de bol bol yüzelim.
Eylül gelsin de yüzme kursuna gidelim.
Bu su kuşu da mutluluktan uçsun ya da daha doğrusu yüzsün...

Bu da su kuşunun 2010 yılına ait bir videosu;



Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :)
Paylaş

0 Response to "Su Kuşu"

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...