Doğum Günü ve Okuldan Gözlemler

Yazamıyorum diye yazmak ironik geliyor ama yazamıyorum arkadaşlar! Oğlan 3 yaşını doldurdu yine yazamadım. Bir anne-çocuk bloguna bundan daha iyi bir malzeme mi olur!  Ama yok işte... Yazayım dedim  ama "Biricik oğlum büyüyorsun ve ben seni çok seviyorum- Annen" minvalinde bir yazı saçma ve gereksiz geldi. İşte bu ve buna benzer hislerle herhangi bir konuda da yazamıyorum bir müddettir. Neye elimi atsam "amaaan" diyorum, "ne gerek var". İki seçenek var gibi duruyor ya silkelenip kendime geleceğim ya da bu diyardan gideceğim. Seviyorum da blogumu, yazmayı ve hatta en önemlisi dönüp dönüp kendi eskilerimi okumayı. O yüzden yazılmamış doğum gününü geç de olsa yazarak deneyelim bakalım hayata dönmeyi...

2 yaşa 3 kutlama yapmıştık. 3 yaşa 2 oldu...

İlki okuldaydı. Pastanın pişirmesi benden, süslemesi ise babadan. Doğum günü görselimiz her zaman ki gibi Duygu teyzemizden.  Ama o Demir'e parmaklarla 3 pozunu verdirmek benden...

Doğum günü kutlaması öncesi günlük etkinliklerinden bir kare ile başlayalım. Bisküvi ezip süt ile karıştırarak "speculoos pasta" yaptılar ve ekmeğe sürüp yediler :) Demir bütün gün o kafasında birlikte  yaptıkları taç ile gezdi. Doğum günü olan çocuk tüm gün taç takıp, sınıfta süsleyerek taht yaptıkları bir sandalyeye oturuyor.  Fotoğraf çok enteresan geldi aslında o yüzden seçtim. Bir çekik göz, bir beyaza yakın sarı, bir zenci ve bir de Demir ile dünya karması gibi, tüm sınıfın kısa bir özeti gibi...

İşte az önce bahsettiğim ne ile süsleneceğini Demir'in kendi seçtiği taht üzerinde bilmediğim bir 3 yaş şarkısını söylüyorlar.

Bu kısım enteresan gelmişti bana. Bir pasta maketi yapmışlar. Her kat bir kutu aslında ve içleri dolu. En alttaki büyük kutuda süsleme malzemeleri var. Doğum günü çocuğu sınıfın ve tahtın ne ile süslenmesini istediğini kendi seçiyor. İkinci kutuda minik sembolik hediyeler var ve yine kendi istediği bir tanesini alıyor. Bir üstte parti düdükleri var. En üstte ise mumlar ve kibrit var. Öğretmenin elindeki kuklaya dikkat. Bu kuklayı çok kullanıyorlar derslerde. Biraz sonra değineceğim önemine.

Bundan sonrası klasik pasta kesimiydi. Öğretmenin resimden de gördüğünüz gibi her detayı eğitim malzemesi yapması ve tüm çocukların ilgisini çok kısa sürede çekebilme yeteneği dikkatimi çekenler arasındaydı. O dakika karşılattığı pasta üzerinden konu bir anda çiftlik ve hayvanlar oluverdi.

Derste neler yaptıklarından çok nasıl yaptıklarını merak ediyordum. Bu nedenle doğum günü vesilesi ile neredeyse yarım günü okulda geçirmek ve gözlem yapmak çok iyi geldi. Aşağıda doğum günü pastasını kestikten sonra oynadıkları bir oyun var. Ama anlatmak istediğim oyun değil; arkada görülenler. Sınıflarının teması "yunus" herkes sabah geldiğinde kendi balığını çevirerek resmini açıyor. Demir'in sınıfa girer girmez ilk yaptığı bu. Kart basmaya erkenden alıştı yavrucak :) O deniz havası verilmiş panonun üstünde her günü bir renkle temsil eden 5 adet kart var. Hangi günde iseler minik bir yunus onun üstünde duruyor. Çarşambaları yarım gün o yüzden kart yarım, bir de pazartesinin kırmızı(!) olduğunu hatırlıyorum. Bir de çok hoşuma giden bir güne veda seremonileri var. Muhtemelen benzer bir şekilde de günü açıyorlar. Aşağıdaki soldaki resimin sağ üstünde gördüğünüz kutucuk temsili bir oda ve yatak. Saat üç olduğunda sınıfın panjurlarını indirerek gece havası veriyorlar. Uyku temalı bir şarkı söylüyorlar. Şarkının sonunda esniyor, geriniyor ve az önce gördüğünüz kuklayı uyutarak yatağına yatırıyorlar, perdeyi kapatıyorlar ve sessizce sınıftan çıkarak günü bitiriyorlar. Ben de aylardır bu kadar küçük çocuklar nasıl böyle olgunlukla sınıftan sakin sakin çıkıyorlar deyip duruyordum. Az önce de dediğim gibi muhtemelen sabahta buna benzer bir günü açış seremonisi var. Doğum gününden girip okul rutinlerinden çıktım. Bu arada Demir Freinet okuluna gidiyor. Bu anlattıklarımın ne kadarı Freinet okullarına özeldir, ne kadarı Belçika okullarına özeldir inanın bilmiyorum.

Ela kuzu ile ev kutlamamız az sonra :)

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

9 Response to "Doğum Günü ve Okuldan Gözlemler"

  1. Zeynep 14 Kasım 2011 13:35
    Her sabah kendi resmini açması ve akşamları perdeleri kapatıp ıyku seramonisi yapmalarına bayıldım!! :) Bunları kendi öğretmenimize anlatacağım :) Kutu kutu pasta da süper.. İyi ki doğdun küçük adam, yeniden yeniden :)
  2. Adsız 14 Kasım 2011 17:24
    Amman sakin yazmaktan vazgeceyim deme, sen farkinda olmayabilirsin ama bizim icin cccoookkkk onemli yazdiklarin, resimleriniz... Yasadiklarinizi hic degilse bu sekilde paylasabilmek, duygu ortagi olabilmek aradaki mesafelerin biraz olsun kisalmasini sagliyor... Mesela dogum gunu izlenimlerini bekliyordum merakla :) Okul cok eglenceli ama bir o kadar da caktirmadan egitici gorunuyor. Cocuklarin cesitliligine de bayildim. Keske her cocugun boyle farkli kulturlerden , hatta irklardan cocuklarla birlikte olup iletisim kurabilme olanagi olsa diye dusundum... Belki Dunya daha farkli bir yer olurdu o zaman, en azindan bizimki gibi ulkeler icin ... Neyse bu cok ayri bir konu tabii, sonucta Demir buyudukce zor da gelse sen yazmaya devam et, bizi burda mahrum birakma , llluuuutttfeeeeennnnn :))) - Pelin
  3. acai_berry 14 Kasım 2011 18:24
    Dunyanin degisik yerlerinde ne kadar degisik uygulamalar var okullarda. Demek Belcika'da da boyle aktiviteler yapiyorlar.. Icgudusel olarak hissediyorum ki bu uygulamalar cocuklarin mutlu, mesgul ve sakin olmasini sagliyorlardir. Ogretmenleri de cok ilgili gorunuyor, ne guzel.
    Demir'e mutlu yillar dilerim, cok seker gorunuyor fotograflarda, masallah..

    Ipek
  4. viva 14 Kasım 2011 21:50
    valla nekadar güzelmis, cok begendim, ülke ülke uygulamalar nekadar fark ediyor gercekten : )
  5. Hülyanın Tunası 15 Kasım 2011 18:13
    okudum :)
    kart basma olayı guzelmiş:)

    benim görüşme yaptıgım kreşlerde hep aynı şeyi soylediler: 1 çocuğu uyutmak/yedirmektense 15 çocugu yedirmek/uyutmak daha kolay. kreşlerdeki o herseyi birlikte yapma disiplini işleri kolaylaştıroy. demir okulda uyuyor mu peki? yoksa kuklayı uyutup kaçıyor mu?
  6. Evrim 15 Kasım 2011 18:56
    Yanlış anlaşılma olmasın. Okulda günü bitirmek için yaptıkları şey bu, uykuya götürmek için değil. Hani biz yatağa girerek günü bitiririz ya o hesap. Sanırım sabah ilk olarak da bir "günaydın" şarkısı ile kuklayı uyandırıp güne başlatıyorlar. Bu arada Demir öğle uykularını bıraktı. Yaklaşık 1 ay kadar oluyor. Ondan önce 12:30-13:30 orası uyuyordu okulda. ama o bir saat 11'lerde uyumak demek olunca bıraktık gitti. Okulda da isteyen uyuyor, istemeyen uyumuyor şeklinde bir düzen var. Zaten Freinet'in enteresan gelen yanlarında biri bu hep beraber yapalım şeyinin olmaması. İleri sınıflarda kimi matematik yaparken, kimi resim yapabiliyormuş. Bakalım göreceğiz. Belki de kreş aşamasında sistemi tutmayıp göremeden de bırakabiliriz :)) şimdilki güzel...
  7. Evrim 15 Kasım 2011 19:14
    Viva, Acai sizler de farklı uygulama oalrak görünce acaba bu uygulamalar Freinet'den mi geliyor dedim. Durun ben bunu bir hoca ile görüşeyim :)
  8. Evrim 15 Kasım 2011 19:19
    Pelin, öncelikle yazmaya devam, panik yok :) Sonra ben de senin gibi seviyorum bu kadar farklı kültürlerin içinde olmasını. Farklılıklara tahammülü olmayan bir millet olarak en çok da bizim çocuklarımızın ihtiyacı var aslında bir arada yaşamayı öğrenmeye.
  9. Evrim 15 Kasım 2011 19:19
    Zeynep, uygulaması çok basit şeyler. Sevdiysen eğer paylaş bence de
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...