Üç Yaşında Bir Annenin Çözümleri

Beyzadenin üç hafta tatili var! Ne mutlu ki sadece ilk yani bu haftasında evdeyiz sonra Türkiye'ye geliyoruz. Orada geçecek iki hafta için "Özledim, öldüm, bittim" diyenler aralarında paylaşır nasılsa diye rahatım. Ama daha ilk günden bir haftanın bile zorlu geçeceğini anlamış bulunuyoruz. Bizli konuşmalardan anladığınız üzere üstelik Berk de çalışmıyor, evde. Okulda aktiviteye doyar bizi de biraz rahat bırakır dediğimiz oğlumuz meğer müptela olmuş da haberimiz yokmuş. Aktiviteden aktiviteye sektiriyor bizi. Ben de dün akşam üzeri bıkkınlık gelince kurnazlık yapayım da bana ense yaptıracak bir evcilik uydurayım dedim. Tam bir klasik "Hadi yer değiştirelim. Ben bebek olayım, sen de anne ol" dedim. Tabi hemen oltaya geldi. Yalnız çocuk yerine bebek kelimesi kullanarak hata yaptığımı anladığımda artık çok geçti. Başladık oynamaya. Yatırdı beni  (İç ses: Oooh tam da planladığım gibi! :)) Sıkı sıkı, herhangi bir delik kalmamacasına örttü üstümü. Boş durur muyum? Gıcıklık değil mi? Yattığım yerden başladım ağlamaya. "Şişşşş bebeğim ağlamak yok" dedi ve öptü. Öyle şefkatliydi ki görmeniz lazım. Ama ben tınmayıp devam edince biraz panikledi. Bir baktım legoların başına gitti! (İç ses: Eeeee oynuyorduk ama!) Kısa bir müddet sonra elinde birbirine tutuşturulmuş bir lego öbeği ile geldi. (İç ses: Alla alla bu ne ki!) Başladı başımın üstünde şarkı mırıldanarak döndürmeye. Meğer DÖNENCE yapmış! (İç ses: Hayda dönenceyi nereden hatırlıyor acaba bu. Etrafta bebek de yok) Bir iki güldüm yine başladım ağlamaya. Bu sefer başladı şebekliğe. Yazarak nasıl anlatılır ki acaba! Hani bir hareket vardır. Dudak ve dille "P" sesi gibi bir ses çıkartırsınız ve bunu bir miktar tükürük saçmadan yapmanız mümkün değildir. Artık anladığınız kadar :) İşte öyle garip sesler çıkarmaya, mimikler yapmaya başladı. Meğer yatan cephesinden ne komik görünüyormuşuz. Bebeklerin güldüğü kadar varmış. Yaptıkça güldüm, ben güldükçe o devam etti. Aynı biz!

Yemek yedirdi, el kadar bebeği lazımlığa oturttu (bezsiz bebek grubundan bir anne bu :)), uyuttu... Bunları zaten bekliyordum da dönence ve şebeklikle sevme çözümleri beni benden aldı. İyi birer gözlemci olduklarını zaten biliyordum, iyice emin oldum. İşin ilginci etrafta bebek de yok. En son gördüğü bebek Ağustos ayında Almanya'da bir hafta sonu ziyaretimizde gördüğü Deniz. O da yavrum ağlamıyor ki annesi dönence ve agucuk gugucuk yardımı ile sustursun. Dünyanın en uyumlu bebeği! Sabah uyanıp kendi kendine ağlamadan bir saate yakın takılıyor. Var mı ötesi! Aklıma bir de kreşe gittiği dönemde ayrı sınıflarda olsalar da bebek sınıfında görmüş olabileceği geldi. Agucuk gugucuk tamam da dönence yoktu ki. Kendi bebekliğini de hatırlayamayacağına göre herhalde televizyonda gördü. Nerede gördüyse  bir çözüm olarak aklına yazmış işte. Gözlerinde resmen bebeği ağlayan bir annenin telaşını ve çözüm üretme çabasını gördüm. Hoşuma gitti bu iş. Doktorculuk, oculuk, buculuk oyunlarından daha rahat. Ben arada bu ve buna benzer yöntemlerle ense yaparım artık ...

Yazının şerefine 2 aylık Demir


Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

5 Response to "Üç Yaşında Bir Annenin Çözümleri"

  1. Hülyanın Tunası 27 Aralık 2011 13:24
    sesli güldüm demir'e.. dönenceye hele bayıldım.
  2. Hülyanın Tunası 27 Aralık 2011 13:27
    bu arada ben de acıyan kolum için aynen kendi yaptıgı gibi "çok aciyooaa" diye kıyameti kopardım. banyoya koştu elimi yıkattı. krem buldu sürmeye çalıştı ama ne panik görmen lazım. arada bana "bekle, şşştt" falan yaptı. hem aciyo tribi atıp hem de gülmemek için zor tuttum kendimi
  3. nil 27 Aralık 2011 14:38
    Aynen ya, sesli yorumlar yapıyorum artık. Dönenceyi okuyunca, ah kıyamam,canım benim dedim. Şebekliğe güldüm.

    hafızayı tebrik ettim, ayrıca Evrim seni de tebrik ederim, ense yapmanın kurnazca yolunu bulduğun için:)

    İki aylık Demir'i de yerim:)

    Not: Hülya:))
  4. Hülyanın Tunası 28 Aralık 2011 09:37
    oo nil hanım da burdaymış :))
  5. Evrim 28 Aralık 2011 11:35
    Hülya, Tuna'nın o heyecanını çok iyi gözümde canlandırabiliyorum. Çünkü aynısını ben de gördüm Demir'in gözlerinde :) Acaba biz de mi öyle oluyoruz yaw :)

    Nil, aynen ben de gözümde canlandırdıkça tekrar tekrar, sesli sesli gülüyorum :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...