Yılsonu-Yılbaşı? Eskiyıl-Yeniyıl?

Çocukluğumda yılbaşı, her zamankinden çok yemek, meze, kuru yemiş, abur cubur, geç saate kadar maaile oturmak ve en önemlisi dansöz demekti. Düşünüyorum da hafızamdaki  yılbaşı ile ilgili her şey sadece o akşama ait. En fazla bir kaç gün öncesinden sevdiklerimize yeni yıl dileklerimizi yazdığımız aşağıdaki gibi allı pullu, süslü kartpostallar gönderirdik. Üniversite ve sonrasında biraz şekil değiştirip "Nerede ve kimlerle olunacak" şekline gelse de bütün mesele yine sadece O GECEydi

Image and video hosting by TinyPic

Amacım kesinlikle eleştirmek değil,  "Yılbaşı gavur eğlencesidir" fikrinden çok çok uzak olduğumu da sanırım okuyan herkes biliyordur. O yüzden kimse yanlış anlamasın ama son bir hafta on gündür takip ettiğim bloglardaki en az üç yazıdan biri yılbaşı ile ilgili. Yılbaşı telaşı, yılbaşı hediyeleri, yılbaşı ruhu.... Yahu ne yılbaşısı daha yılın sonunu yaşamadık ki koca bir ay var diyesim geliyor. Dediğim gibi eleştirmek niyetinde değilim ya da her şey çocukluğumdaki gibi kalsın da demiyorum - zaten ne aynı kaldı ki bu kalsın değil mi ama?- sadece merak ediyorum biz ne ara Aralık başından itibaren bunun telaşını yaşamaya başladık? Ben kaçırmış olsam gerek ki Belçika'da dört bir yanımızı saran Noel ruhuna rağmen bizde tık yok. Biri beni insaniyet namına aydınlatsın lütfen.

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

4 Response to "Yılsonu-Yılbaşı? Eskiyıl-Yeniyıl?"

  1. Adsız 11 Aralık 2011 19:53
    Evrimcigim gozlerinden opuyorum bu guzel yazi icin.Bir iki nacizane fikrimi soylemek isterim guzel arkadasim.Sen de belki orada duymussundur yaslilarin Noel cilginligina nasil soylendiklerini.Bundan ornekle bu izahin birinci kismini, dini butun Hristiyanlarin Noel ibadetlerinin, ne ara ve nasil Kapitalizm'in kendini alladigi bir tuketim guzellemesine dondugunde aramak lazim.Ekim geldi mi, burada Noel hediyeleri, Noel susleri piyasaya cikar ve ben buna soylenen cok insan da gordum "Noel ibadettir, yardimlasmadir, bu ne rezalet"diye.Ikinci ayagi ise Turkiye'de gelisimin, modernligin ve sinif atlamanin, bazi sonradan gormeler ve ekstra gorgusuzler tarafindan, taklit yoluyla gerceklestirilebilecegine inanilmasi.(250 yillik sakatliktir bu topraklarda )Bu zat-i muhteremler oradaki Noel kutlamalariyla paralel hazirliklara girismek, ayni heyecanlari duymak suretiyle kendilerini Avrupali seviyesine erismis zannetmekteler ve boylece bizim bir gecelik ortasinif yilbasi eglencelerimiz de tuhaf, koca bir aya yayilan plan-program silsilesine donusmekte.Selahattin Duman'in dedigi gibi bizde aristokrasi yok.Bugunun sosyetesinin bir nesil oncesi esek ustunde seyahat ederdi. Aristokrasinin olmadigi yerde kendi kulturunu koruyacak, kendi koklerine sahip cikacak asil,koklu siniflar yetismez. Hersey avam bir taklitciligin alli pullu goruntusunde erir gider. Buna tepki olarak da birgun bir AKP cikiverir ve bizler bile an gelir kendimizi o taklitten azade etmek icin AKP ile ayni safta bulabiliriz.Sahsen ben buluyorum an an ve bunu da itiraf ediyorum.Kotunun iyisi mi?Evet.Lakin sonradan gorme Avrupa taklitciligi mi,sonradan gorme varos gorgusu mu dersen?Illa ama illa birini secmem gerekirse de, inan ikincisini secerim.Varos da olsa benim varosum hic olmazsa?(al sana %50 aciklamasi)(Ayrica eger kafani sisirdiysem kusura bakma fakat sordugun soru agir tahrike girdi be arkadasim.bana yapilir mi?:))

    Aman bu arada AKP ile ayni safta oldugum anlasilmasin,sakin:))Lakin yaptiklari toplumsal elestirilerin kesinlikle hakli oldugu yerler vardir,karsiligi vardir ve ben de o karsiligi olan seylerde kendilerinin hakkini veriyorum sadece.Yoksa siyasi hasimlik pozisyonunda bir degisme yok.Lakin hasmimizin ne dedigini anlayamazsak ve toptan reddedersek, zaferini altedebilme sansimiz sifira iner diye dusundugumden.Aman ha!AKP ve ben, 7 cihanda na-mumkun:) - Seda Gündüz
  2. nil 12 Aralık 2011 16:50
    Ben Berk için heyecan yapıyorum Evrimciğim, okulda ağaç süslediler, okul için bizden kendi yaptığımız süsleri istediler. İşte ne bileyim,fon kağıdından yıldız,ağaç falan...

    Bana göre yine aynı,bol meze belki şarap falan. Ama mevcut çılgınlıktan,avmlerdeki süslemelerden falan Berk gayet memnun. Aaa "ay baba" diyor ,noel babaya. Ne yalan söyleyeyim,ağaç almaya ben daha hevesliydim.Hep o ışıklı haline başka evlerde özenirdim. Ama annem bizimle alakası yok diye hiç yanaşmadı.Üzülürdüm. Ben olaylara bizimle alakalı, alakalı değil diye bakmıyorum,dini olarak asla bakmıyorum,her olayın hoşuma giden tarafını uygulamak istiyorum.Ağaç olayı hoşuma gidiyor,çocuklara hediye almak, aileme,dostlarıma hoşuma gidiyor. Bilet alıp hayal kurmak hoşuma gidiyor.Ona bakarsan, kurban bayramından bildiğin nefret ediyorum ama bu ülkedeyim diye kutluyorum.Kurbana bulaşmadan.Çocukken de bu kartlara bayılırdım, noel konulu filmlere.Hala görsem izlerim keyifle.Yani ben işin keyfindeyim, canım sevgiler
  3. Evrim 13 Aralık 2011 08:47
    Canım, ben kimseyi neyi neden yapıyor diye eleştirmek istemedim. İnsanların yaşamı ile ilgili de gerçekten oldukça fazla liberal sayılabilirim. Türkiye'de bir çok insanın beynini zıplatacak durumlara "bana ne ki" diyebilirim. Ama buradaki değişim sürecini ben gerçekten kaçırmışım. Bak çok değil 2007 yılına ait Ekşisözlük'te yılbaşı ağacı ile ilgili bir entry. Yazanı tanımam.

    "yılbaşı akşamı o plastik ağaç çıkarılır geçen sene kaldırıldığı kutudan, tekrar kurulur ve ışıklarla, kar spreyleriyle, parlak toplarla süslenilir. akşam ailecek yemek yenirken o süslü ağaç öylece bekler sabırla. çerkes gelinleri gibi.
    gece bittikten sonra tekrar bir senelik uykusuna geri döner.
    (enisulcelis, 04.12.2007 21:47 ~ 21:48)"

    Ağaç kurulsa bile o gün kuruluyormuş bizde! Ben de öyle hatırlıyorum. Yoksa dediğim "Bunlar gavur işi, bize ait değil" değil. Ait ya da değil bana ne! İsteyen çarpık ya da doğru istediğini, hoşlandığını yapabilir. Rahatsız eden değişimi yaşayanların bile değişimin farkında olmaması.. Umarım kendimi anlatabilmişimdir.

    Bu arada hediye almayı ben de çok severim ama bana iki gün yetiyor :) Bileti de nasıl unuturum! :) O zaten ezelden beri bize ait :)))
  4. nil 13 Aralık 2011 09:05
    Evrimciğim,ben seni yorum yapmaya (google hesabını yeni aldım sayılır )yeni başlasam da,nurturiada blogunu farkettiğimden beri takipteyim.Severim, gülerim,deli derim.Hiç de "eleştirdin" gibi algılamadım. Aydınlatın demişsin. Seni okurken sanki benim ne yaptığımı da görüyormuşsun gibi,haftasonu yaptıklarımı mesela :) açıklama yapayım dedim arkadaşım. Ne demek istediğini gayet iyi anlıyorum.Ayrıca,dediğin gibi iki günde yeter alışverişe, ama dayatılan bir ay boyunca al,al, al olduğundan,okullarda yılbaşından önce yılbaşı partileri olduğundan,kaptırdık gidiyoruz.Üstelik okullarımız MEB'e bağlı,şu ana kadar düşünmemiştim okullarda niye var diye, aman olsun be. Dediğim gibi kendim ve ailem adına özenti durumunda değiliz. Yalan :))) Resmen noele bile özeniyorum. En azından dini günlerinde katliam yapmıyorlar, hindi hariç,hindi de kesilsin zaten ne biçim bi hayvan de mi ama der,fazlaca başkasının tepkisini çekmeden işimin başına dönerim,öperim:)

    Bırak onu bunu yılbaşının en güzel yanı saat 12 de öpüşmek bence,ah ah eskiden ayrı evdeki sevgiline öpücük yollardın camın yanından,böyle saf ve mutluyduk işte :)))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...