Mavi Bolu, Sayı Bolu, Kıymızı Bolu...

Hiç soba görmemişti Demir. İlk kez anneannemde gördü. Oldukça ilginç geldi. Biz sobayı ve içindekileri anlata duralım onun tek ilgilendiği şey borulardı.

"Bu boludan pis su gidiyo, çiş kaka gidiyo" deyiverdi.

Müsebbip Tübitak'in "Yeraltında" kitabı. Zaten bir müddettir "Sayı boludan elektiyik geliyo. Işıklar yanıyo. Mavi boyudan temiz su geliyo. Elimizi yıkıyoyuz. Diş fiycalıyoyuz. Kıymızı boyudan çiş kaka, pis su gidiyo" diye geziyordu. Soba borusunu görünce de herhalde tamam dedi buldum boruları!


Sonradan kahverengi borudan duman gittiğini ve evi ısıttığını öğrenerek muhteşem bilgi hazinesine(!) bir yenisi katarak günü tamamladı.

Dün de sular kesikti. Bu gün geldiğinde pek sevindi. "Annee bak mavi boyunun içindeki yobotlar böyle tamiy, tamiy yaptılay. Su geldiiii" diye geziyor. Bir lavobonun, bir küvetin suyunu açıp duruyor. 

Kitapta yeraltını merak edip bahçelerini kazan iki çocuğun hikayesi anlatılıyor. Bitki köklerinden başlayarak karınca, köstebek, tavşan yuvası, tesisat boruları, fosiller kısacası yer altında görülebilecek herşey sırası ile anlatıyor. Dünyanın merkezine bile gidiyorlar hatta devam edip dünyanın diğer tarafındaki başka iki çocuğun evinin bahçesine dahi çıkıyorlar. Araya tabi bilgiler de sıkıştırılmış mesela dünyanın mekrezinin çok sıcak ve sıvı olduğu yazıyor. Okuduğumuzda "Çay gibi" dedi. Öyle de kaldı! Dünyanın merkezi çay Demir'e sorarsanız. Hayal edebildiği en büyük sıcaklık çay kendisinin. 

Soba borusunda çıkan bir kitap  tanıtımıdır :)

Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

3 Response to "Mavi Bolu, Sayı Bolu, Kıymızı Bolu..."

  1. nil 6 Ocak 2012 12:27
    Bu yerlatındayı aldım elime bıraktım, içine baksana be kadın! metroyu görünce, tutturur meytloo diye bıraktım. Alacağım, reklam güzeldi:)

    Çay'a koptum koptum. Evrim, o sobada kestane pişirmeden gitmeyin!
  2. Evrim 6 Ocak 2012 13:03
    Bu kitabı Belcika'ya taşınırken yani vaktinden çok önce almıştık. Bir dönem sadece metro sayfası ile ilgilenmişti Demir. Son bir kaç aydır merak saldı diğer sayfalarına :))

    Anneanemin evi ile annemin evi de aynı ilçede de değil ki. Ancak bir kere gidebiliyorum her geldiğimde :( Keşke yapabilseydik kestaneyi. Ne iyi olurdu :) Yıllaaaar geçti soba üstü kestane yemeyeli...
  3. FADİŞ 11 Ocak 2012 09:22
    Bir yeraltında kalmıştı onu da alacağız artık elimiz mahkum:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...