Niet Buiten, Slapen

Eylül'de okula başladığında bir müddettir öğle uykuları ile kavga eder durumdaydı. Uyutmak zordu, uyutunca kaldırmak ta... Bazen uyuyor, bazen uyumuyordu. Okulun ilk haftası başka yerde uyumayı kesinlikle reddetti. Zaten bir süredir zamanının geldiğinin sinyallerini veriyordu, bıraksın diye düşündüm. Ama bir baktık ikinci hafta herkesle beraber karanlık odaya girince düzenli uyumaya başladı. Tamam madem istiyor uyusun diyecektik ama öğlen yaptığı o bir saatlik uyku gece 11 den önce uyumamak anlamına gelince öğretmenleri ile beraber bu duruma bir dur demeye karar verdik ve öğlen okulda uyutmamayı denedik. Hiç zorlanmadı akşam 9 sabah 7 süper bir düzende gidiyorduk. Ta ki Türkiye'ye gelene kadar. Yazmıştım zaten detaya girmeyeceğim. İlk hafta düzen diyemeyeceğim kadar sapık bir uyku şekli ile geçti. İkinci hafta ise hastalık yakamıza yapışınca iki hafta içinde 3 kere öğle uykusu yaptı. Başlarda uyku düzenini kendi huzurum ve onun rahatı için sorun etsem de sonradan nasılsa evine ve rutinine dönünce düzene girecek diye kendimi avuttum.  Tatilden sonra dün okula başladı. Akşam üzeri okuldan alırken öğretmeni "Demir bu gün öğlen uyudu" dedi hem de bahçe saatinde! Demiş ki "Niet buiten, slapen" yani tam çeviri ile "Dışarı değil, uyku" Dışarı çıkmak istemeyip uyumak istemesine mi şaşırayım, yoksa böyle yarım yamalak da olsa derdini anlatacak kadar Felemenkçe konuşmasına mı sevineyim bilemedim. Sanırım üç haftalık tatilden sonra okul, hastalıktan çıkan bünyeyi yordu. Bakalım bu gün ne yapacak?

Uykudan dil öğrenme şekline sekersem eğer Felemenkçe öğrenme şekli de aynı Türkçesi gibi. Kesinlikle kalıp olarak öğrenmiyor. Parça, parça, kelime kelime... Hatta elinden gelse harf harf bölecek! Daha önce de söylemiştim tam bir tümevarımcı. Türkçeyi de böyle öğrendi. Hatta hala öğrenemedi. Ekler, zamanlar karman çorman. Bozuk! Çocuklar genelde dili öğrenirken daha çok bütünü öğrenir sonra onu parçalara bölerlermiş. Ama yok bizimkinin kafa çalışma şekli bu! Hatta başlarda bırakın cümle kalıplarını bir çok nesneye bizim söylediğimiz kelimeleri bile kullanmadı. Türk Dil kurumu gibi çalışıyor beyni. Otobüse oturgaçlı götürgeç deseydi şaşırmayacaktım. Eee durum bu olunca hiç bir zaman büyümüşte küçülmüş gibi konuşmadı, boyundan büyük kelimeler edemedi bizim sıpa. Hiç deneysel takılmadı, ne zaman anlamını dibine kadar öğrendi o zaman kullandı kalıpları, kelimeleri. Bu durumun pek hoşuma gittiğini söyleyemeyeceğim. Adam "Günaydın" ı bile gün, güneş doğması ile bağladıktan sonra söylemeye başladı yahu! Günaydın'ı bile şöyle söylüyor. "Bak anne, güneş geldi. Sabah oldu. Günaydın!"

İlla ki görecek, anlayacak... Allahtan iyi görüyor. Hem de çok iyi zaten gördüklerinde bu kadar iyi olmasa ben nasıl bir çocuk doğurdum diye düşünürdüm herhalde. Gördüğünü asla unutmuyor ve gördüğü minicik bir parçadan bütünü tamamlayabiliyor. Dün tıkladığı sayfa gelmeyince "İtenet gitti anne" dedi. "Dur oğlum düzelteyim" dedim. "Hayıy been kendim" dedi ( Hala çoğu zaman Demir diyor kendine sonra böğrüne vura vura ben diye düzeltiyor :)) ve sağ alttaki minik bağlantı ikonunu tıkladı. Çoğu zaman olduğu gibi bağlantı vardı ama data gelip gitmiyordu. "Disconnect"ı tıkladı. Bekledi. Aynı yani bizim wireless kullanıcısında "Connect"e tıkladı ve bekledi. Bağlantı gelince de "Tamam geeeldi" dedi ve döndü sayfasına! Tabi bunu yapışımı defalarca gördü ama defalarca duyduğu ve söyleyemediği şeyler de dolu. Allah işte bir yerden alıyor diğer yerden veriyor diyelim :))


Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

2 Response to "Niet Buiten, Slapen"

  1. nil 18 Ocak 2012 09:36
    Evrim, Demir gayet zeki, biliyorsun uzun zamandır takipteyim, puzzle videosu hala gözümün önünde! Normal neye göre normal ? Normalin dışında olabilmek bence güzeli :)Demir'in yaptıklarını bir daha bir daha oku bence:) Maşallah ben hep çok zeki buluyorum Demir'i,genelde de çok zekiler, az konuşurlar:)
  2. Evrim 18 Ocak 2012 10:48
    Canım çok teşekkür ederim. Mutlu ve sağlıklı olsun bana yeter. Çok zeka da çok mutluluk değil her zaman hatta tersi durum daha yaygın bile olabilir. Böyle kimi alan önde, kimi alan geride olunca kafası karışıyor insanın "bu çocuk ne ayak" diye. Ama dediğin gibi neye göre, kime göre normal değil mi ama? :)

    Bu arada bahsettiğin puzzle da hep görsel sivriliğinden zaten :))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...