Saatler - Hours - Uur

Saatler.... Son günlerin moda konusu.

Zaman ve saat kavramının bu yaşlarda tam olarak oluşamayacağını okuduğumdan beyhude çabalara girmek ve kafasını karıştırmak istememiştim. Bu yüzden hiç bir girişimim olmamıştı. Herhangi öğretici bir materyal almayı geçtim gerçek bir saati gösterip büyük kol, küçük kol bile dememiştim. Ama beyefendi zaman kavramının oluşmasını bekleyemem diyerek kel fodul daldı işin içine. İlk saat lafını geçtiğimiz sonbaharda Sinan'dan (eniştesi) sofraya gelmek istemeyince "Hadi yemek saati" dediğinde duymuş,"Yemek saati değil oyun saati" diye cevap vererek konuya işine geldiği çerçevede adapte olmuştu. O olaydan sonra saat kavramı girdi hayatımıza ama sadece şu şekilde; okul saati, uyku saati, oyun saati...

Geçtiğimiz haftalarda vahiy mi geldi nedir bilmem birden bilgisayarın sağ alt köşesinde yazan rakamların ne olduğunu sordu. Saat ve -tarihten haberi olamayacağı için- günler diye açıkladım. Tarih kısmı karışık gelmiş olacak "Bunlar pazartesi, salı...." dedi ve geçti ama gelin görün ki saatlere takılıp kaldı. Hemen her dakika saate bakıyor. Gözünü açar açmaz saat kaç diyor. Evde üzerinde saat olan her şeyi kontrol ediyor ve dünyanın en güzel haberini veriyormuşçasına bir suratla -atıyorum- "Saat ooon!" diyor. Bir de işin komiği tüm saatlerin aynı olması onu mutlu ediyor. "Bu da sekiiiiz!" Saatin sadece tam kısmını okuyor ama artık okul saati, uyku saati diye konuşmuyor. Dün akşam biraz erkenden giydireyim pijamalarını dedim saate bakıp "Saat 8 değil" diyerek itiraz etti. Okuldan geldikten sonra "Saat 4 hadi oyun saaatiii!" diye ensemde boza pişiriyor. Aklınca "Baak saat 7 değil 6. Yemek saati değil" diye bizi kandırıyor. Durum budur. 

Sen istediğini öğretmeye çalış, istersen kendini parçala O istediği zamanda istediği konuya takılıyor. Ben de artık bize her zamanki gibi destek olmak düşer dedim ve internetten bir dolap kitapta da anlatılan şu kitabın ingilizcesini sipariş ettim. Karton sayfalı üstünde yelkovan ve akrebini istediğiniz gibi oynatabildiğiniz bir saat olan, iki küçük ayıcığın günlük rutinini basit cümleler ile anlatan bir kitap diye bekliyorum zira henüz elimize ulaşmadı. Çok karmaşık malzemeler de vardı ama zaman ve saat kavramı ile ilgili okuduklarıma takıldığımdan henüz erken diye düşünüyor ve kafasını karıştırmak istemiyorum. Ama yavaştan uzun kol kısa kollara girmenin vaktinin geldiğinin mesajını daha da net vermez bir çocuk diyerek daha fazla beklememeye ve basit bir şekilde konuya girmeye karar verdim..  


Benim de bunu paylaşmam gerek dersen :) Paylaş

4 Response to "Saatler - Hours - Uur"

  1. Hülyanın Tunası 8 Şubat 2012 12:16
    cocuklarda zaman kavramı biz öğretene dek gelişmiyormuş. sadece akşam oldu-sabah oldu-hava karardı-hava aydınlandı vs olarak algılıyorlarmış. demir hızlı çıktı gene. o kitabı ben de pek sevmiştim ve kendi geçmişime, saat öğrenme yılalrıma gittim. çok onemli birşeydi benim için saati ogrenmek gayet net hatırlıyorum. çince falan öğrenmişim gibiydi. çocuk olmak guzelmiş beaaa
  2. Itır 8 Şubat 2012 13:39
    A-ha?! Kitaptaki ayıyla adaş çıktık! :)
    İngilizcesini nereden sipariş ettiniz?
  3. Evrim 8 Şubat 2012 13:44
    Çok da öğrenilmiş bir şey yok bizde de henüz :) Sayıları okuyabildiğinden gördüğünü söylüyor. Hani saat 4 ten sonra 9 gelir sonra 1 vs desen inanacak durumda :))Ama şu an o kadar meraklı ki her haptğı şeyin saatini soruyor ve hafızaya yazıyor.


    Saat öğrenmek önemli bir şey gerçekten. Hani geçtim türkçeyi eşek kadarken ingilizcede "quarter to - quarter past" vb kavradığımda bile havalara sokmuştu :))
  4. Evrim 8 Şubat 2012 13:47
    Itır :)) İngilizcesindekinin adı Betty :)) Amazon.de den söyledim ama biz Belçikada'yız. Türkçe bulma imkanım olmadığından İngilizce söyledim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...